Home Blog

Meditasyon Rehberi

13

-Meditasyon Rehberi-

Merhaba, ruhunuzla yeterince ilgileniyor musunuz? Bu tip konulara nasıl yaklaştığınızı pek bilmiyorum.. Lakin uzun süredir deneyimlemekte olduğum meditasyon aracını hayatımdaki tüm dönüşümler için nasıl kullandığımı sizlerle paylaşmak istedim.. Çok faydasını gördüğümü söylemek isterim.. Lakin bu kişiye özel ve “inançla” ilgili bir konu olduğu için sadece sistemi tarif etmek istiyorum.. Görsel ve ses olarak farkındalığınızı arttırması için bu yazıya benimde kullandığım bir video ekleyeceğim.. Bunu deneyimlemek ise tamamen size kalmış..

Umarım size de bana olduğu gibi bir çok faydası olur..

Meditasyon sırasında dikkat edilmesi gereken en önemli unsur bana göre ne olursa olsun nefes almaya devam etmek ve hissettiğiniz her ne ise onun size ulaşmasına izin vermektir..

Genelde, sırt üstü biçimde yatağıma uzanarak, sessiz ve ılık bir ortamda meditasyon yapıyorum.. Derin bir nefes alıp gözlerimi kapatıyorum.. Daha sonra da nefesime odaklanıyorum.. Başlangıçta derin bir nefes alıp diyaframımı doldururken zamanla göğüs kafesimi dolduracak kadar büyük nefesler almaya devam ediyorum.. Burun yoluyla nefes almaya, ağız yoluyla da nefes vermeye dikkat ediyorum.. (Hızlı nefes almak iyidir ya da yavaş yavaş nefes alın gibi bir şey yok..) Lakin aldığınız nefesin tüm vücudunuza sirayet ettiğini sizde hemen hissedeceksiniz zaten.. Bu yüzden konu kendi ritminizde, ve tarif edilen şekilde derin nefesler almayı unutmadan yola devam etmek, hepsi bu..

-Meditasyon Rehberi-

Ben aslında bazı ipuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum.. Dediğim gibi sadece size ait bir süreç olduğu için durumu tanımlayarak sizi yanlış yöne sevk etmek istemem.. Yine de bende yarattığı etkiyi size tarif edebilirsem eminim ki sizde bu şifalı çalışmadan faydalanmak istersiniz..

Siz de bilirsiniz.. Hayatta, birçok kişi kendini bulmak için oradan oraya savrulur ve bu süreç o kişilerin hayatında devamlı olarak aktiftir.. Zihninizde sizi durmadan sabote eden, zihninize adeta kazınmış bazı bilgiler vardır ve belli bir zaman sonra bu bilgileri güncellemek gerekir..

Bu gereksiz bilgiler, inançlar, istekler artık ihtiyacınız olmayan bir sürü fikir vb.. Çevrenizden, ailenizden, iş ortamınızdan ya da etkileşimlerinizden kaynaklıdır.. Hangisi bize ait yani öz hangisi bizim değil, buna karar vermeniz çok önemlidir..

Örneğin: Babanız (Erkek) siz çocukken Annenize (Kadın) kötü davranıyordu.. Babanıza neden böyle yaptığını sordunuz.. Kadınlar değersizdir dedi.. Annenize sordunuz.. Normal dedi.. Siz de bir erkek çocuğu olarak karar verdiniz.. Kadınlar değersizdir ve bu normaldir.. Bu kayıtla yaşamınıza devam ederken değer vermediğiniz kadınlar size neler yapar ve siz bu durumda ne deneyimlersiniz bir düşünün.. Bakın işte girdap gibi bir döngünüz oldu.. Öğrenmeden asla çıkmayacağınız bi döngü.. Bazı inançlara göre defalarca bu döngü için hayata gelmeye devam ediyoruz.. O derece yani bir düşünün! Ya kaydı sileceksiniz ya da bu şekilde hayatınıza öfke ile “neden istediğim gibi olmuyor” sorusunu sormaya devam edeceksiniz.. Herkes size cevap verir aslında ama gerçek cevap sizin özünüzde yatar.. Bulmak için kendiniz olmayı bıraktığınız o yeri, yani bu işin kökenini bulmalısınız..  (Bu basit bir örnek çoğaltılabilir.. Lakin amacım meditasyonun faydası olduğu için derinliğine inmiyorum..)

İnsanın karar verme otoritesi kişiden kişiye farklılık göstermektedir.. Bazıları duygusal otoriteye sahipken bazıları ise kocaman bir kalbe sahiptir.. Ayrıca iç güdülerini takip eden insanlarda bolcadır.. Bu durumu bence çok iyi kavramak gerekiyor.. Sahip olduğumuz otoriteye başvurmak yerine işi çoğu zaman zihnimize bırakırız (zaman kazanıyoruz hesapta).. Lakin bu yanlıştır.. Zihin karar veremez.. Öğrenilmiş çaresizliklerin bizi ele geçirmesine sebep olur.. Ruhunuzu sabote etmeye başlar.. İnanın bana ortalık karışmaya başlayacaktır.. Sorunlarda tabi ki çözülemediği için dağ gibi olacaklardır ve nasıl çözeceğinizi gerçekten uzun bir süre arayabilirsiniz.. Kısacası zihin karar verme merkezi değildir.. Zihin sadece kayıt cihazıdır.. Amacı ise güncel olan bilgiyi istediğiniz gibi işleyebilmenizi sağlamak, hepsi bu..

-Meditasyon Rehberi-

Her insanın düştüğü bu durum aslında bir çok kişi tarafından da ele alınmış bir durum.. Ben sadece sorunu hafifçe tarif etmek istedim.. Sınırlı kapasite ile kayıt yapan zihniniz en son kaydını muhtemelen oraya ergenliğinizde bıraktı.. Mekanizma güncellenmeden, yolu tıkayan o çöplerden kurtulamazsınız.. İşte meditasyon burada devreye alınabilir ve bu konuyu ilgilendiren tabi ki bir çok araçta mevcut, ama bence meditasyon epey etkili ve herkes tarafından uygulanabilir.. Umarım bu açıklamalar fayda göreceğiniz şeye dair size net bir bakış açısı sunmuştur..

Ne işe yarıyor bu meditasyon diyorsanız.. Bakış açınızı geliştirmek ve bir nevi zihin jimnastiği yaparak kendi öz benliğinizi ortaya çıkarmak gibi bir tanımlama yapabiliriz.. Oldukça etkili bir araç ve başta sözünü ettiğim “inanır mısınız” konusu asla yanlış anlaşılmasın.. Bilim bu süreci artık noktası virgülüne kabul ediyor.. Bu etkinlik kesinlikle faydalıdır!

Belli bir süre meditasyon yaptıktan sonra içimdeki çocuğun halini hem soyut hem de somut anlamda görebilmeyi başardım.. Hangi bilgiler özümden hangisi sonradan öğrenilmiş, bu bilgiler işe yarıyor mu yoksa yaramıyor mu hepsini ayırt edebildim.. En güzeli de derler ya kendimi buldum!

Hatta şöyle bir mucize paylaşabilirim.. “Son zamanlarda yaratmak istediğim tüm dileklerim ışık hızında oldu”.. Netlik sağlandığında hayatınız, bununla birlikte akıp çok güzel bir şekilde ilerliyor.. Yaptığım şeyi de size tarif etmek istedim işte.. Hadi başlayalım..

-Meditasyon Rehberi-

Yaratma örnekleri:

Kariyer Yarat; (isteğini detaylı olarak anlat her zaman ekleme çıkarma yapabilirsin)

• Yüksek benliğim, bana en uygun olan kariyer hayatını yaratmak istiyorum ve bunun ne zaman, nasıl ve nerede olacağını sana bırakıyorum..

Kendi özgün ifademle yarattığım yazılar, sesler, videolar ve müzikler vasıtası ile sanatımı paylaşmak ve tanınmak istiyorum.. Tüm bu eserler vasıtası ile sınırsız bolluk ve bereket deneyimini yaşamak aynı zamanda ise çevremi geliştirmek ve dönüştürmek istiyorum.. Bu mesleği yerine getirirken genel olarak seyahat etmek, keşiflerde bulunmak, canlılığa katılmak, ve yüksek bilince katkıda bulunmak istiyorum.. Ürettiklerimden doğan sınırsız bereketi etkileşim kurabildiğim tüm canlılarla adilce paylaşmak gibi bir amacım var.. Kariyer amacım doğrultusunda ilerlerken bana verilen tüm yetenekleri sonuna kadar kullanmak ve sevgiyle yaşayacağım tüm deneyimlere korkusuzca bağlanarak ilerlemek istiyorum..

Yurt dışında sakin, sessiz ve akışta deneyimler olmasını tercih ediyorum.. Maddi konularda istikrarlı destek sağlayan bir kariyerim olmasını çok istiyorum.. Bu genel anlamda rehberlik, organizasyon, seminerler vermek, müzik yapmak, kitap yazmak, yaymak ve yayınlamak gibi etkinliklerden oluşabilir..

Aşk Yarat; (isteğini detaylı olarak anlat her zaman ekleme çıkarma yapabilirsin)

• Yüksek benliğim, bana en uygun olan aşk ilişkisini yaratmak istiyorum ve bunun ne zaman, nasıl ve nerede olacağını sana bırakıyorum..

Kendim olmaktan korkmadığım ve kendimi ifade etmekten çekinmediğim, kocaman bir sevgiye sahip, çok özel bir ilişki deneyimlemek istiyorum.. Yalansız, dürüst ve sahip olduğum yaşam amacına uygun bir ilişki olmasını çok istiyorum. Bu ilişkinin beni sınırsız desteklemesini, koşulsuz olmasını en önemlisi de kalpten gelmesini istiyorum.. Birlikte büyüme bilinci, birlikten doğan güç bilinci, mutluluk ile tatmin olmak konusunu ayırt edebilme bilinci gibi özelliklere sahip bir eş olmasını tercih ederim.. Kararlı, dengeli, ne istediğini bilen ve gerçekten yaşam enerjisiyle dolu bir eş olmasını tercih ederim.. Girişken, neşeli, dünyevi dertlerden arınmış birisi olmalı.. Her açıdan zengin, bakımlı ve en önemlisi ruhsal olarak güclü bir birey olmalı.. Çevresi geniş ve zamanını kontrol etmeyi bilen biri olmalı.. Güzel, çekici ve etkileyici olmalı.. Temiz, şevkatli ve özel bir iradeye sahip olmalı..

Yaşamak istediğiniz deneyimi meditasyon sırasında yukarıdaki gibi detaylı olarak (zamanını videoda göreceksiniz..) istemek ve tarif etmek gerekiyor..

-Meditasyon Rehberi-

Duygu durum örnekleri:

Kariyer Yaratıldı; (gerçekleştiğinde nasıl olurdun ne hissederdin)

Yukarıda belirttiğim kariyer hedefim gerçekleştiğinde yaşam amacımda gerçekleşmiş olacak.. Kendimi nasıl hissederdim sizce.. Çoşku dolu, üretken, sınırsız, özgür, bağımsız, sevgi dolu ve tatmin olmuş hissederdim.. Peki o sırada neler yapıyor olurdum.. İmza veriyor, kitabım hakkında sölyeşilerde bulunuyor.. Arabamla gezmeye çıkıyor.. Ve dünyayı daha çok keşfetmek istiyor olurdum.. Birlikten aldığımı birliğe akıtmış olurdum.. Yani meditasyon sırasında bariz şekilde hissettiğiniz içinizdeki canlı var ya onu tiretecek kadar neşeli olurdum.. Ruhum ışıldardı..

Aşk Yaratıldı; (gerçekleştiğinde nasıl olurdun ne hissederdin)

Yukarıda belirttiğim aşk ilişkisi gerçekleştiğinde kendimi nasıl hissederdim sizce.. Bütünlenmiş, kendini gerçekten çok seven, canlı cansız tüm varlıklarla barışık, hamağın ve güneşin tadını çıkarmayı da hayatın zorluklarını aşmayı da paylaşabilmeyi de başarmış ve faydalı olmuş hissederdim..

Bu kısımları şöyle hayal etmeniz gerekiyor.. (OLMUŞ GİBİ) eğer rotanızdan şaşarsanız odağınızda her zaman tarif ettiğiniz bu hayaller olsun!

Bu yaratımları örnek olarak paylaştım.. Dediğim gibi sizde kendi isteklerinizi bu şekilde detaylandırabilirsiniz.. Kişi ya da olaylar için meditasyon yapabilirsiniz.. Yani hali hazırda ters giden durumları akışına geri kazandırabilirsiniz.. İstediğiniz her şeyi yaratabilirsiniz.. Her gün düzenli yapıldığında şaşıracağınız çok şey olacak ve olanlara çok çoşkulu tepkiler vereceksiniz.. Güzel bir alışkanlık kazanacağınız bence kesin.. Lütfen deneyin!

-Meditasyon Rehberi-

Dipnot: Özünüz ne istediğini, nasıl yaratacağını, neyi kullananacağını, araçlarınızı, yeteneklerinizı, sevgiye olan katkınızı, yolunuzu yani kısacası sizi siz yapan her şeyi bilir.. Ona sorduğunuz da siz de göreceksiniz, her şey çok nettir.. Tek sorunumuz çok duyarlı bir bedende seyahat ediyor olmamız ve teknolojinin işleri aşırı hızlandırması.. Yolunuzu bulmak istiyorsanız kendinizle tanışın.. Özünüze ulaşın.. Umarım siz de benim gibi ruhunuzla iletişim kurmayı dener ve çok seversiniz!

Ve son olarak; (BUNU ASLA UNUTMAYIN VE KABUL EDİN!)

“Hayatımın her anını bilinçli olarak ben yaratıyorum ve istemediğim her şeyi değiştirme gücüne sahibim.. Unutma! Dünya bir aynadır ve içinde ne varsa onu yansıtır! Bu yüzden sen değiştiğinde her şey değişir..”

Teşekkürler..

Mutlu Ereriş
Ruhsal Gelişim

Zamir

10
Zamir
Zamir - Şiir

-zamir-

Ben, keklik mevsiminde eğitilmiş şahinleri besliyorum.
Sen, yemekten önce aç karnına rüyalarını anlatıyorsun.
O, üstü başı kuş pislikleriyle dolu kalkıyor yatağından.
Biz, aslında her gün rüyalarda dolanıyoruz.

Siz, kırlangıçları uçak sandınız mı hiç?
Onlar, kuyruklarıyla beslenirler.

Kendim, için değil damağımda kalan bu tat.
Kendin, için tadıma bakmalısın.

Kendi, badem ağaçlarımın arasında.
Kendimiz, var ederken.
Kendiniz, olmak bu kadar güzel iken.
Kendileri, lütfetmeli değil mi?
Bu, keşkeler artık çok geçtir..
Şu, nizamlar artık terk edilmiştir..
O, sevgiler artık tükenmiştir..
Kim, biliyor ki ruhunun bedeninden uzaklaştığını..
Ne, kadar zamanınız kaldı sizin?
Biri, duysa artık sesinizi..

Zamir gerçek yüzünüzdür..
İçyüz demektir..
Zamir içinizdedir..
Adıl da derler..
Şahıs için,
işaret etmek için,
belgisiz olmak için,
ilgi için,
iyelik için,
soru sormak için,
birleştiririz onu..
İsim soylular..
İsimsizler!

-zamir-

Ben, insanım ve vücudumda durmaya dayanamıyorum.
Sen, kadınsın ve vücudun bir harika.
O, şaşkın ve her şeyin canlı olduğunu fark etmiş.
Biz, aslında her gün panik içinde yaşıyoruz.

Siz, hayalleri gerçek sandınız mı hiç?
Onlar, elleriyle beslenirler.

Kendim, içindir bu badem ağaçları
Kendin, için tadına bakmalısın.

Kendi, mahkemelerinde adalet arayanlar.
Kendimiz, için kanıt buluruz.
Kendiniz, için adalet arıyorsanız önce adil olun.
Kendileri, için adil olamayanlar en azından taraflı olsunlar.
Bu, keşkeler artık çok geçtir..
Şu, nizamlar artık terk edilmiştir..
O, sevgiler artık tükenmiştir..
Kim, biliyor ki ruhunun bedeninden uzaklaştığını..
Ne, kadar zamanınız kaldı sizin?
Biri, duysa artık sesinizi..

Zamir gerçek yüzünüzdür..
İçyüz demektir..
Zamir içinizdedir..
Adıl da derler..
Şahıs için,
işaret etmek için,
belgisiz olmak için,
ilgi için,
iyelik için,
soru sormak için,
birleştiririz onu..
İsim soylular..
İsimsizler!

Hayaletlerin, beden istediği..
Bağımlıların, günlerinin sayılı olduğu..
Hayalcilerin, aptal olduğu..
Üzülenlerin, ömrünün kısa olduğu..
Bunların, hepsi ama hepsi yalandır..
Hepimiz, beden isteyen hayaletleriz..
Hepimiz,günlerce bağımlı kaldık..
Hepimiz, aptal hayaller kurduk..
Hepimiz, şu kısa ömürde bol bol üzüldük..
Ve yalanlar sadece gerçek oldular..
Benim, size söylemek istediğim tek bir şey var..
Eyyy isim soylular..
Artık bir sıfatınız olsun!

Mutlu Ereriş
Şiir

Saksı

4
Saksı
Saksı - Şiir

-saksı-

Bir saksıya tohum atarsın.
Bir tarlaya tohum atarsın.
Bir işe tohum atarsın.
Bir eve tohum atarsın.
Bir kadına tohum atarsın.
Bu tohumların hepsi yeşerir bahçıvan!

İki insan olur, kendini tanıman için.
İki basamak, yukarı gidersin onlar için.
İki kere büyürsün hayatta, kendin için.
İki ileri bir geri gidersin sonra, sarhoş herif!
İki dünyayı da gezersin böylece.
Bu koca ormanda, kaybolursun bahçıvan!

Üç günlük dünyaya çivi çakarsın.
Üç asırlık mevzuyu, kesin unutursun.
Üç kez, sadece üç kez, hata yaparsın.
Üç aşağı beş yukarı yaşarsın işte.
Üç kürekle kum atarlar sana.
Bu mezarlıkta yatarsın böyle, bahçıvan!

Saksıda yetişen tohum, çiçek açacak.
Tarlan sana mahsul verecek.
İşinden çok para kazanacaksın.
Evine böyle yakışacaksın.
Sonra çocuk olacaksın bahçıvan!

Önce insanlara bakacaksın.
Sonra yukarıya bakacaksın.
Bir gün gelip kendine bakacaksın.
Kafayı bulmaya bakacaksın.
Her yeri gezeceksin bahçıvan!

Çiviyi buraya çakıyorsan.
Çekici de unutacaksın.
Hata yapacaksan.
Unutmadan yaşayacaksın.
Kürekle kum atanları,
Geride bırakacaksın bahçıvan!

Saksıda yetiştirdiğin çürüyecek.
Mahsulün tamamen tükenecek.
Paran bir gün bitecek.
Evde oturamayacaksın.
Çocuk olamayacaksın, bahçıvan!

İnsanlara baksana.
Yukarıya bir bak!
Hadi şimdi kendine bak!
Kafan daha güzel mi?
Gezebiliyor musun bahçıvan?

Çaktın mı çivini?
Unuttun mu, Hata yapmayı?
Unutulmaz ki!
Kum çok da, kürek üç tane!
Ah be bahçıvan!

Bunların hepsini sen ektin..
Bir saksıya..
İki insana..
Üç hataya..
Yetiştirdiğin tohumlar artık yeşerdi..
Yeni bir mahsül ver be bahçıvan!

Pembe çiçekleri, eflatundan ayır..
Salonuna göre olsun..
Çocuk gibi şen ol..
Ruhuna değsin..
Kendi içine ek, bu sefer..
Yelkenin doldu bahçıvan!
Tohumlar kafayı buldu sarhoş herif!
Yeni bir mahsül ver!

-saksı-



Mutlu Ereriş
Şiir

Noktalamak

11
Noktalamak
Noktalamak - Ruhsal Gelişim

-Noktalamak-

Hüzünlü atmosfer, gri gökyüzü, beton yığınlarının altına hapsedilmiş toprak, toprağa tutunan birkaç ağaç ve bir sürü telaşlı insan..

Yalnızım! Tek başıma, telaşsız, umursamaz ve amaçsız..

Kuşlar kaçıyordu. Uçan yaratıklara özgür dersiniz bir de, kaçıyorlardı işte! Yaşlı bir adam kuşları orada tutmaya çalışıyordu. Ben bütün bunları izlesem de olayların benimle hiç bir ilgisi olmadığını biliyordum. Sanırım bu sebepten olsa gerek, hep bir parça ilgilenmeye çalışırdım. Yani benimle bir ilgisi olsun diye!

Yaşlı adam beni kovdu, o daha ilgiliymiş!

-Noktalamak-

Kamerayı kendime çevirdim. Bir süredir böyle yaşıyorum ve size bir sır vermek istiyorum. Bu yazıyı lütfen gülerek okuyun!

Önceki gece ufacık tefecikti – Gözlerim kızarmıştı – Müzik dinliyordum – Üzgün suratımla, duvara bakıyordum – Sadece gölgem vardı – Suratım yoktu – 40 yaşına girmek için şekil değiştiriyordum – Doğmuyordum da doyuyordum sanki! Peçetenin, bir çetenin, bir trenin, gözlerinin ve bedeninin üstünden geçiyorduk. Yaşlı adam geldi aklıma, kaçmayayım diye beni yemleyip duruyordu. Kanatlarım olsa bir dakika durmazdım ama karnımı doyurup biraz soluklandım.

Neyse, şifa olsun!

-Noktalamak-

Aslan yavrusuna et getirmez! Biliyor musunuz? Kurt’ta az ibne değildir! Ama ben, müziğin sesini açabiliyorum. Dinlemek isterseniz eğer, bunu sizin içinde yapmak isterim!

Ölünce ne olacağını bilseniz, kaçınız hayatta kalırdı acaba?

Önce toprak olacakmışız ama kimsenin hoşuna gitmiyor. Çoğu toprak sahibi ha, yanlış anlamayın! Ölünce Mars’a gidenler, Ay’a gidenler, onların ayak izlerini takip edenler, o toprağa ayak basanlar. Ölüme gittiklerini bilseler, hayatta kalırmıydı sizce?

Evet!
Hayatta kalmak, ölüme yapılan çok kısa bir yolculuktur!
Yaşadıklarımız bizi sürekli diri tutar!

İşte bu yüzden!
Aslan yavrusuna et getirmez, ona çiğnemeyi öğretir, onun ölmesini asla istemez, anlıyor musunuz?

Bu yüzden!
Kurt yavrusunu ısırır, ona hayatta kalmayı öğretmek için, çünkü yaşamak böyledir yavrum!

-Noktalamak-

Öleceğinizi bilseniz hayatta kalır mıydınız?

Evet!
Yaşamak, ölmekten farklıdır!


Bilinen ve bilinmeyen gibi farklı, belki de ölüm öğrendiğiniz anlamına geliyordur, lütfen korkmayın! Sınırsız olmak ve bütün bu değişimi kabullenmek isteyin. Biraz da öleceğinizi hatırlayarak yaşayın.
Tilki ne kadar zeki olursa olsun, aslana yem olacak, karıncaların bundan haberi bile olmayacak, demek istiyorum!

Hepimiz sonuna kadar yaşayacağız ve size gerçekten bir sır vermek istiyorum.. Bu yazıyı gülerek okuyun!

Ben, bir süredir uzaklardayım, her şeyden uzak, sessiz, sakin ve huzurlu bir yerde. İstanbul gibi bir şehirden sonra, burada olmak bazı şeyleri açıklığa kavuşturmamı sağladı. Size vereceğim sır aslında kocaman bir kitapla açıklanabilir. Lakin, buna biraz daha zaman var! Şimdilik size küçük bir paragraf iletmek istiyorum!


“Beyninizin içinde her şeyi kaydeden bir yer var ve şu an’a kadar kaydettiğiniz bu şeyleri yaşadınız! Lütfen o kayıtları silin! Akıllı olmayı bırakın, mantıklı olacak yaşam formları değiliz! Sevmekle beğenmek aynı şey değil! Hayat zıtlıklardan ibaret ve en kıymetli hazineniz o biricik egonuz, vesselam!”

Mutlu Ereriş
Ruhsal Gelişim

Deniz Kestanesi

10
Deniz Kestanesi
Deniz Kestanesi - Ruhsal Gelişim
-Deniz Kestanesi-
Her şeyi, sevdiğimiz için yapıyoruz.. Sevdiği için arkadaşımla yatıyor.. Beni de, arkadaşı da, seviyor.. İnsanlar sevmediği şeyleri yapmıyor! Sevdiğinde işi oluyor.. Sevdiğinde ayak basılmamış yerlere gidiyor.. Sevdiğinde özgür oluyor.. Severse ıslanıyor!

Peki, sev se neler olurdu?

İşler biraz değişirdi.. Değer verirdi.. Sevmeyi öğrenirdi.. Ulan derdi.. Bu sevme işini ben yanlış anlamışım.. Seversem ile sevsem arasında fark varmış.. Aydınlandınız mı?

Bakın şakam yok.. Olaya bir de şöyle bakın.. Sev!

Aman Tanrım.. Koşulsuz şartsız mı? Seversem, sevsem, sev..

Neyse, tam olarak anlayabileceğimizi sanmıyorum.. İnsan severse, kumar oynuyor.. Severse uyuşuyor.. Severse alkolik oluyor.. Sevmezse müptela..

-Deniz Kestanesi-
-Deniz Kestanesi-

Her şeyi, bağlanmak için yapıyoruz.. Bağlanmak için çiçeklerimi suluyor.. Güneş doğduğunda beni uyandırıyor.. Bana unuttuğum şeyleri hatırlatıyor.. Çalar saat gibi değil.. Kuvvetli bir bağcık gibi.. Bağlanırsa kopmuyor.. Bağlıysa gülümsüyor..

Peki, bağımlı olsa ne olurdu?

İşler biraz değişirdi.. Kıskanabilirdi.. Vücudu titreyebilirdi.. Korkardı.. Ulan derdi.. Bu bağ kurma işini ben yanlış anlamışım.. Bağlanmak ile bağımlı olmak arasında fark varmış.. Hatırladınız mı?

Bakın dalga geçmiyorum.. Olaya bir de şöyle bakın.. Bağ!

Aman Tanrım.. Üzüm salkımı gibi mi? Bağlanmak, Bağımlılık, Bağ..

Neyse, tam olarak anlayabileceğimizi sanmıyorum.. İnsanlar bağlanınca biraz huzursuz oluyor.. Elini kolunu oynatamıyor.. Bağımlı bile oluyorlar.. Bağ kurmazsa ermiş.. 

-Deniz Kestanesi-
-Deniz Kestanesi-

Seversem bağ oluyor.. Sevsem bağımlı oluyorum.. Sev ki bağımsız ol diyorlar.. Lakin, kafalar çok karışık bence!

İçinden geçtiğimiz bu zaman diliminde kendini geliştiren insanlık, rekor düzeyde yozlaşarak, yaşamı kendi bireysel alanlarına kadar indirgedi.. Bağımsız olmak ve kendini ifade edebilmek için bütün bağlarını koparan insanlık, “sevgiye muhtaç değil mi?” Sizce de? Artık işler değişti..

Karınca severim diyor, ama böcek sevmiyor.. Kuşları çok seviyor, ama kartaldan bahsetmiyor.. Balıklar müthiş, ama yunus balıkları.. Yanında yüzer misin? Hiç sanmıyorum.. Korkularınız bağ kurmanıza engel değildir.. O his, bağ kurmanız için bir radar gibi çalışır.. Korkularınızın üstüne giderseniz.. Bağlı olduğunuz yaşamı tanırsınız.. Sevgi birlikteyken yaşanıyorsa, bağımlılık tek başına kalmak demektir.. Bu durumda bağımlılık, sevginin zıttı..

Olayın korkmakla olan tek ilgisi de bağ kuracağınız şeyi size göstermesi.. Hepsi bu!

Sağlıcakla!

Mutlu Ereriş
Ruhsal Gelişim

Bok Gibi

12
Bok Gibi
Bok Gibi - Şiir

-Bok Gibi-

Nasıl hissediyorum biliyor musunuz?

Mükemmel işleyen bir saat gibi..
Kırmızı tuğlalar gibi..
Sadece özlediğimi biliyormuş gibi..
Bazen resim yapılan bir kağıt gibi hissediyorum..
Arada bir geçiyor..
Uyuşturucu kullanıyorum!
Zaman daha yavaş geçiyor ama zamanı durduramıyorum..
O yüzden saat gibi hissediyorum..
Pilim bitsin istiyorum..
Evet istiyorum ama ölmeyeyim..
Tekrar pilimi taksınlar..
Hala ölmek istemiyorum, sen buradasın diye..
Canım da yanmıyor!
Hiç yani..
Nasıl biliyor musun?
Hiç canım yanmıyor..
Bir melodi var..
Bir de sessizlik..
Turuncu biber yiyorum..
Turuncu biber..
Kızıl saçlarını okşuyorum..
Kendimden geçiyorum..
Tekrar pilimi taksınlar..
Ölmek istemiyorum..
Sen buradasın diye!

Nasıl hissediyorum biliyor musun?

Bok gibi!
Tuvalette biten kağıtlara yazıyorum..
Üstüme düşen yapraklara..
Nadir bulunan sayfalara..
Her yere yazıyorum..

Kendimden geçiyorum..
Tekrar pilimi taksınlar diye..
Ölmek istemiyorum..
Sen buradasın diye..
Bir şarkıda duydum..
Suyun kumsala vurması gibi..
Sen de bana vuruyorsun..
Uyuşturucu kullanıyorum..
Tüyo verirler diye adını sayıklıyorum..
Kimse ses vermiyor..
Nasıl biliyor musun?
Hiç canım yanmıyor..
Şiir yazıyorum..
Turuncu biber yiyorum..
Herkesi haklı çıkarıyorum..
Rüzgar biliyor..

-Bok Gibi-

Nasıl hissettiğimi biliyor musun?

Dağ yamacında biten otlar gibi..
Körfezin ucunda tatil yapıyorum..
Yalnızlıkla kırıştıran yalnızlık gibi,
tek başıma takılıyorum!
Mükemmel işleyen bir saat gibi..
Kırmızı tuğlalar gibi..
Sadece özlediğimi biliyormuş gibi..
Bazen de resim yapılan bir kağıt gibi hissediyorum!
Hiç geçmiyor..
Canlı olmak gibi..
Pilim bitsin istemiyorum..
Hiç değiştirmesinler pilimi..
Bazıları bunu okuyacak diye..
Şurada satır atlamayalım..
Piliniz bitmesin..
Biliyor musun?
Turuncu biber yiyorum..

Turuncu biber..
Sadece onu yersem dişlerim çıkıyor..
B
elki gülümserim diyorum..
Kocaman gülümserim!

Nasıl hissediyorum biliyor musun?

Elimi koltuğa uzatınca..
Dirseğimi başımın altına koyunca..
Sinekleri kovalayınca..
Üzerimden küçük bir yük kalktığında..
Duvarlara bakınca..
Su içerken..
Kafam güzel olduğunda..
Turuncu biber yerken..
Pilim bitmeye yakınken..
Ölecek gibi olduğumda..
Hissediyorum..

Benim kızıl saçlı sevgilim..
Kırmızı tuğlalar gibi..
Sadece özlediğimi biliyormuş gibi..
Bazen resim yaptığın, bir kağıt gibi hissediyorum..
Arada bir geçiyor..
Uyuşturucu kullanıyorum..

Ama nasıl hissediyorum biliyor musun?
BOK GİBİ!

Tuvalet’te biten kağıtlara..

Mutlu Ereriş
Şiir

Estiler

4
Estiler
Estiler - Edebiyat

-Estiler-

Merhaba ben “Rüzgar” bazılarınız beni lodos ya da fırtına olarak tanıyor. Bazılarınız ise hoş bir esinti olarak bilirler. Bu yüzden insanların rüzgar deyince aklına neler gelir derseniz, bunu bir ben bir de Allah bilir demek isterim!

Yakın zamanda yeğenim “Rüzgar” ismi ile dünyaya geldi. Gezegenlerin onu desteklemesi sonucu ismine yaraşır bir kişiliği olacağından tam olarak eminim ve doğrusu bu beni heyecanlandırıyor. Çünkü; İnsan vücudunu, kalsiyum ve protein olarak tanımlayan bir doktorun algıladığı hayattan çok sıkılıyorum!

Sizin hayatınızda deklanşöre basan insanlar var mı? Sizi gerçekten izleyen ve sizi çok seven insanlar var mı? Sizinle aynı zaman diliminde sizden bir lokma alabilecek kadar itinalı ve değerli insanlar var mı? Hiç böyle bir insan kaybettiniz mi?

Çünkü; Yaşadığı anı ölümsüzleştirmek bazı insanların kaderi sanırım!

Ben onu çok özledim..

Kuzeyde bana yerel balıkçılar “YILDIZ” diye seslenir. Yazın serin, kışın soğukmuşum.. Nedenini bilmek istiyorsanız, balıkların soğuk kanlı olması benim için çok önemli ve insanları besleseniz bile size bir kulp takıyorlar işte. “YILDIZ” olmayı başarmak kolay iş değildir!

-Estiler-

Batı’da ve Güney Batı’da sıcak sıcak estiğim için bana “LODOS” diye seslenirler. Bazen hızım 40 ila 60 Knots’a kadar ulaştığından bu denizciler için çok önemlidir. Yağmurun hemen ardından ortamdaki sıcaklığı hissedilir hale getirir ve karlar erirken, taşkınlar, seller yaratarak, su baskınlarına sebep olurum. “LODOS” seven insanlar, bu yüzden karada yaşamaz!

Kuzey doğu’da adım “POYRAZ” dır. Hasar yaratabilecek kadar şiddetli ve soğuk olurum. Kuzey’e kar yağdıran ve güney’i serinleten hamleler yaparım. Bu değişik hallerim aslında psikolojik değil, gayet bilinçli hamlelerdir. Suyu yeterince çalkalarsam, kaybolan şeyler karaya ulaşabilirler!

Doğu Akdeniz’de düzenli olarak Kuzey batılı bir göçmen gibi takılırım. Özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında adımdan çok söz ederler. Adım “MELTEM” dir. Musonları yarattığım zamanlarda ki gibi baştan çıkaran duygular yaratabilirim! Gündüzleri 15-20 Knots hızında öğleden sonra ise 30 Knots’a kadar hızlandığım görülebilir. Lakin, geceleri daha sakin olduğumdan, karada yaşayanlar beni çok severler. Ege’de böyle essem bana “İMBAT” dediklerini işitebilirsiniz. Egelilerin dili bu yüzden çok güzeldir. Gevrek ve çiğdem gibi.

Yağmurlu dönemlerde 2-3 gün boyunca devamlı olarak esen kuzey batılı rüzgara “KARAYEL” diye seslenirler. Yüksek dağların kuytu taraflarında, yamaç aşağı alçalır ve ortamı ısıtarak bir fön etkisi yaratırım. Sıcak, kuru ve hoş bir hava sizi sarmalar, kıvırcıklarla özel olarak ilgilenirim. Toz kondurmam kimseye!

-Estiler-

Güneydoğu’da sıcak ve çok kuru estiğim için bana “KEŞİŞLEME” diye seslenirler. Sıcaklık artar ama hava çok kuru olduğundan inanç sistemi üzerinde büyük bir etki yaratırım. İnsanlar daha sıcak, yardım sever ve iç içe olurlar. Topraktan gelen her nimet kıymetlidir!

Güney’de hep sıcaklığın simgesi haline gelmişimdir. Oldukça sıcak ve nemliyimdir. “KIBLE” diye seslenirler. Yolunu şaşıran her kim olursa olsun yüzünü bana döner! Unutmayın bu dünya da asla yolunuzu kaybetmezsiniz!

Doğu’da soğuk ve kuru eserim. Yağmuru dindirdiğim için sanırım “GÜNDOĞUSU” derler.  Batı’da ise sıcak ve nemli eserim. Yağmuru getirdiğim için sanırım “GÜNBATISI” derler. Aslında adım “Rüzgar” dır! Ve değişen tek şey ise hissettikleriniz olur..

Benim hayatımda deklanşöre basan kimse yok. YILDIZ diye seslenen LODOS’u çok seven biri  vardı. O da POYRAZ’ a tutuldu. Artık MELTEM ve İMBAT hissedilmiyor. KARAYEL kıvırcık saçlarıma dokunmuyor. KEŞİŞLEME inancımı körüklemiyor. KIBLE kayıp! En önemlisi de GÜNDOĞUSU ve GÜNBATISI’na yağmur yağmıyor!

Çünkü; Yaşadığınız anı ölümsüzleştirmek benim kaderim!

Seni çok özledim..

Mutlu Ereriş
Edebiyat

Bölük Pörçük

2
Bölük Pörçük
Bölük Pörçük - Edebiyat

-Bölük Pörçük-

“Dünyayı değiştirebileceğinize inanacak kadar idealist olmanız bir bakıma devrimdir ama sonuçta kendinizden başka bir şeyi değiştiremeyeceğinizi anlarsınız!” Marilyn Manson

İlişkilere girmek ve bu ilişkilere kendimi adamak, başlangıçta oldukça iyi hissettiriyordu. Bir şato’da yaşayabilmek için tüm canlıların buna onay vermesi gerektiğini filan düşünüyordum. Aslında, çıraklıktan itibaren aldığım onaylar sayesinde birilerine kendimi ispatlamaktan öteye geçememiştim ama kalfa ya da usta olsam bile onay almaya devam ediyor ve hep zor yolu seçmem gerektiğine inanıyordum.

Herkesi memnun etmek harika bir şey olmalıydı!

Kaç kişi olduk bu hayatta? Hangi yıllarda yaşadık? Daha ne olabilirdik? Bilmiyorum… Hayatım boyunca uğultusunu damarlarımda hissettiğimi biliyorum ve şu kalabalıktan kendimi asla alamadığımı… Neyse, artık işler biraz daha farklıydı.

Hayatta yalnız olduğumu söyleyen insanlarla birlikte olmaya özen gösteriyordum. Onları asla yalnız bırakmıyordum. Ne kadar bencil insan varsa hep onları seçiyordum.  Düşünemeyenler, alınganlar, duygusallar ve kaybedenler, asla yalnız kalamazdı bence. Hem onlar da beni yalnız bırakmazdı!

-Bölük Pörçük-

Aslında bu şato’da yaşabilmek için tüm o canlılara onay vermem gerekiyordu. Bu inanca körü körüne bağlanmıştım. Bu berbat fikirleri zihnimden uzaklaştıramıyordum. Tüm bu ilişkilere açık olmak, bütün enerjimi tüketiyordu.Babam beni kandırmıştı. Annem, eşim, çocuklar hatta iş arkadaşlarım beni kandırıyordu. Durmadan nefes alıp, aldığım nefesi unutuyordum.

Ben de aklımdan geçen en kolay yolu seçiverdim. Kendimden başka kimsenin olmadığı bir hayat yaşamaya karar verdim ve bakın işler nasıl da değişiverdi…

Çok fazla arkadaş edindiğimi bu kararı verir vermez anladım. Ben arkadaş canlısıyım” “Çok seçkin arkadaşlarım vardiyenlerle bile arkadaştım! Tek başınıza kaldığınızda sizi asla yalnız bırakmıyorlardı! Aslında yanınızda kimse yoksa tüm arkadaşlarınız için çok özel oluyorsunuz. İnsanlar tek eşli olmayı seviyor!

Paylaşmak, çoğaltmak, gerçekten sevmek ya da sevmediğini söyleyebilmek, evet tek bir insan için mümkün olabiliyor.

Kendimi değiştirmek, dünyanın değişmeyeceğine inandığımdan beri anlamını yitirdi!

Ben de aklımdan geçen en kolay şeyi yapmaya karar verdim. “Başarılı olmak için, kendinize birtakım amaçlar belirleyip bunların peşinden gitmeniz ve asla, ‘yapardım, ederdim, yapacaktım’cı olmamanız yeterli. O zaman bu şeyi gerçekten yapmışsınız demektir.” Palahniuk

Mutlu Ereriş
Edebiyat

Afroyum Bence

6
Afroyum Bence
Afroyum Bence - Edebiyat

Atletik bir yapım var, ama düşünceliyim. Afroyum bence! Sıcağı severim, güneşe yayılsam da sevimli görünürüm. Üşensem de güçlüyümdür.

-Durup durup aklıma geliyorsun.
-Mısır gibi mi?
-Hayır!
-Çiğdem gibi.
-Doğaya çıkmak istiyorum. Köfte yapıcam!
-Elimi tutarsan, gelirim.

-Ne yapıyorsun?
-Oyunculuk, bide ıspanaklı börek, pişmesini bekliyorum.
-Sesim bence fena değil.
-Sever misin, uzun boylu melez?
-Yani severim herhalde.
-Mesela ellerinle yanaklarına mı dokunursun?
-İstiyorsan dokunurum.
-Bende suratına bakarım. Peki başka nasıl seveceksin beni? Ruhumu okşar mısın?
-Gözlerimle severim genelde, pek sözlerle aram yok!
-Nasıl yani sutyeni mi gözlerinle mi çıkaracaksın?
-Sutyen mi takıyorsun?
-Hayır, aklıma karikatür geldi.
-Komikmiş.

-Ruhumu okşasaydın görürdün.
-O kadar tanımıyorum seni.
-Ne kadar tanıyorsan o kadar okşa.
-Ahaha.
-Bende seni tanımıyorum.
-Evet, çünkü henüz tanışıyoruz.
-Ben küçük gösteriyorum ama görsen yanağımı okşarsın.
-Peki sen nasıl dayanabiliyorsun?
-Neye.
-Yanağını okşayan biri yok işte!
-Her türlü fanteziye alet ediyorlar beni, kendilerini bulma operasyonu.
-Ben sakin biriyimdir. Cool! Öpüşmeyi severim. O yüzden hissetmek daha iyi benim için!

-Afroyum Bence-

-Hey, ne yapıyorsun.
-Kıymalı makarna yapıcam.
-Bolonez soslu yane.
-Evet.
-Havuç rendeliceksin, gözlerine iyi gelir.
-Liyim mi?
-Güzel oluyor.
-Hmmm.
-Bende o ara gözlerine bakarım.
-Denenebilir. Hep böyle romantik misin?
-Bolonez sosunda böyle olmak doğal zaten. Kadın olduğunu hissetmelisin, espriyle karışığım, sevmez misin?
-Severim.
-O zaman hazır ol, hayatında yediğin en romantik kıymalı makarna olacak!
-Ahahaha, yemek yapar mısın?
-Elbette, tam bir ev erkeğiyim. Fransız mutfağı biraz sıkıntılı.
-Neden?
-Türkiye de yaşıyoruz ya ondan.

Uzun zaman sonra hatırlamayacağı kadar çok şey konuştuk. Balkonun kapısını açtım. İzmir kurak bir güne bakıyordu. Tanışıyorduk, işte!

İşler iyiye zamanı gelince mi gidiyor, yoksa ben öğrenince mi diye sordum kendi kendime? Zamanı gelince öğrenebiliyorduk. Çok düşünmedim aslında.

Ben yazı yazmaya anılarımı taze tutmak için başlamadım, anılarınızı tazeleyin istiyorum!

Bugün, evren geçmişi yok edip geçecek. Yani zamanı geldi. Ben öğrenince işler iyiye gidiyormuş ve zamanı ben belirliyor muşum. Hepimizin özgür iradesi varmış. Sizden özür diliyorum, çok teşekkür ediyorum ve hepinize minnettarım! Umarım affedersiniz.

Atletik bir yapım var, ama düşünceliyim.
Afroyum bence!
Üşensem de güçlüyümdür!

Mutlu Ereriş
Edebiyat

Torbacı

4
Torbacı
Torbacı - Ruhsal Gelişim


-Torbacı-

Gündüzleri aydınlatan gökyüzü, geceleri kararır. Neden biliyor musunuz? Geceyi yeryüzü aydınlatır da ondan. İyiye kötü, kötüye iyi tepki vererek, sürekli iyi olmayı nasıl başarıyorsunuz?

Soruyorum..

İyiye iyi, kötüye kötü tepki vererek nasıl iyi oluyorsunuz? ( Her zaman iyi olmayı nasıl başarıyorsunuz? )

Para kazanmak için kaç kitap okudunuz ya da kaç insan tanıdınız? Aşık olmak için kaç kitap okudunuz, kaç insan tanıdınız? Ruhunuza değsin diye kaç kitap okudunuz, kaç insan tanıdınız?

Bütün bunlara zamanınız yetiyor mu?

Ömrünüz boyunca kaç kitap okuyabilir, ne kadar öğrenebilirsiniz (insanları tanımayı!)

İnsan ömründe en çok neye zaman harcıyor biliyor musunuz? Ömrüne mi yoksa içkiye mi? Sigara? Geziler? İş? Sex? İyi insan olmak? Kitap okumak!

-Torbacı-

Sadece soruyorum..

Parmağınıza taktığınız yüzük, boynunuza geçirdiğiniz ilmek, ağzınızdan çıkan söz daha ne kadar zamanınızı alacak? Hayatta yapabileceğiniz en büyük hata, sürekli hata yapacağınızdan korkmanızdır!

Yaratmak için değil de öğrenmek için yaşamak! gibi değil mi sizce de?

Öfkeyi kontrol mu ediyorsunuz? Öfkeli insanların yaptıklarından mı kaçıyorsunuz? Siz de öfkelenmeyecek misiniz? Öfkeniz hiç mi yok? Öfkeli misiniz? Hangisi daha iyi? Hep gülümseyebilir misiniz?

Beş dakika da kaç soru yanıtlayabilirsiniz? Bu yeteğiniz yüzünden, yaşama daha büyük vakit ayırabilir misiniz?

Söyler misiniz? Düşününce iyi veya kötü oluyor musunuz? Yoksa eylemlerimizin sonuçları, düşünmenize engel mi oluyor?

Neyse, bunları kitapta bulamazsınız, şimdilik buraya yazıyorum!

Ben bir kuşum, seninle yaşarım seninle ölürüm demek istedim!

Bugün ki halının, motifinin üzerine sıçmışsın! Kalbim davul, nefesim bass! Gitar çalmayı çok sevdiğim için parmağım koptu! Sonradan anladım. O benim yeni penammış! Tanrı’dan bana bir armağandı. Hatırlamam için) burada neden olduğumu. Parantezi, virgül sanıyorum. Aşkı güç buluyorum. Kalbim davul, nefesim bass. Ateş ediyorum. Yüreğim nefes. Müziğim enfes!

Biliyor musunuz? Bir şarkının içinde kaç nota olduğunu keşfettim! Artık dinlemeye gerek kalmadı. Yeni bir nota arıyorum! Siz düşünün..

Tanrı en büyük torbacı biliyorum. O yüzden ona tapıyorum! Bu zinciri kıracağım. Hiç kimseye tepinmeme gerek kalmadı!

Kocaman gülümsüyorum.. Sevgili Torbacı!

Mutlu Ereriş
Ruhsal Gelişim

Reklam Alanı

blank

Popüler Yazılar

Mayday

Mayday

Unfiltered

Unfiltered

Simyacı

Simyacı

Mutluluk

Mutluluk

Manzara

Manzara

3000+ ABONE ARASINA KATIL
where is human?

Haftalık bültene abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.