candle in the wind

candle in the wind

pencerenin kanatlarını yarılayarak
sabahın serinliğine tavır aldım yine

kedim homurdanmaya başlamıştı
ve kahverengi gözleri her şeyi seçemiyordu

yavaş yavaş
yuvarlak, ama hafif eğri
kısacası bombeli hayatıma geri dönüyordum

“her türlü söküğü dikerdim ama, hiçbir şeyi sökemezdim ben”

kulağımda ince bir uğultu
yapmam gerekenleri söylüyordu, bana

yapmam gereken binlerce şey vardı

ben sağır olmak istiyordum
o bir şeyler yapmak

neyse kendi diliminden ısıran saat
kolları mosmor olana kadar
kovalıyordu zamanı
ve geç kalmış olabilirdim
belki de yetişememiştim bilmiyorum

tek bildiğim güneşin varlığı
artık hiç bir şey ifade etmiyordu

birkaç meyvenin suyundan bahsediyordu kadın
beni gideceğim yere kadar götürebilirmiş
aslında meyve suyu müptelası bir tipti bence
çünkü çay içmek istiyordum

o halde
sabah sabah bol buzlu long island
ve çay içmemden kimseye zarar gelmezdi

çokta önemli değildi aslında
güneşin varlığını bir tek böyle açıklayabiliyordum
buzlu long island gidince
ıssız bir ada kalıyordu geriye

neyse ki
etkisi uzun sürüyor diyebilirim

siz hiç paçasına tutunduğunuz kadının
pantolonunu çıkardığını gördünüz mü?
evet, manzara harika oluyor
ama sonuçta yuvarlanıyorsun işte

her türlü söküğü dik! ama hiç bir şey  sökülmesin!
ahah! boş versenize yuvarlayın gitsin!

candle in the wind
YAZAN: MUTLU ERERİŞ

Şiir kategorisine buradan ulaşabilirsiniz!

Bir Cevap Yazın