-Mavi Çıkrık-

Her fırsatın bir raf ömrü vardır!
Ve boyunuz yetmiyorsa,
merdiven kullanabilirsiniz!
Oysa ben fermuarımla bile baş edemiyorum 🙂
Çünkü hayatla mantığımız hiç uyuşmuyor!

Aslında;

“Eğer biri sizi izlemiyorsa yaptığınız
şeylerin hiç bir önemi yoktur!”

Misal;

Şu an göğüslerim çeneme değiyor!
Ve tangam kalçamın bir kilometre yukarısında!
Kirpiklerim o kadar kalın ki,
rüzgar çıkacak hissediyorum!

-Mavi Çıkrık-

Dökülüyor mudur yaprakları bilmem ama,
sonbaharın ağaçlara ettiğine dayanamıyorum!
Yağmur bile çileli son zamanlarda.
Nasıl desem,
mavi bir çıkrıkta,
yün gibi eğiriliyoruz, hepimiz!
Ve sokaklar gitgide kararıyor!
Bunun bir mevsim olduğuna inanmak istiyorum.
Ama dedim ya,
fırsatları değerlendiremiyorum!
Bazen her şey bir fotoğraf kadar cansız geliyor.
(Birde fotoğrafların negatifleri olur derler.)
İşte o kareleri canlandırmak için, 
arka arkaya basılan deklanşör,
ve benim gözümle çekilmiş cansız filmler,
tam da bu mevsimi anlatıyorlar! 
Anlaşılan sonbaharın, tümüyle sararıp solduğu, 
ama sararanın sadece yapraklar olmadığı kesin!
Ve gecenin içinde renkler kaybolduğunda,
bu kaybı yine bir gece vakti ararsanız,
gerçek gece tüm renklerin gösterisi olacak buda kesin!

Aslında;

“Eğer biri sizi izlemiyorsa yaptığınız
şeylerin hiç bir önemi yoktur!”

Misal;

Şu an göğüslerim çeneme değiyor!
Ve tangam kalçamın bir kilometre yukarısında!
Kirpiklerim o kadar kalın ki,
rüzgar çıkacak hissediyorum!

Mutlu Ereriş
Şiir

3000+ ABONE ARASINA KATIL

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacak.

6 COMMENTS

  1. Bak bu çok güçlü çünkü bir iddiası var. Nietzche Efendi Hazretlerinin yanlış/eksik ve en önemlisi sikindirik bir tespiti vardır ya hani tek kişinin olduğu yerde ahlaktan bahsedilmez, diye… Aha bu şiir de benim gibi düşünüyor ve diyor ki eylemin hüküm giyebilmesi için eylemciye değil zihninde eylemi yorumlayacak bir gözlemciye ihtiyaç duyar. Yani eylemi değerli kılan, eylenen iş değil, gözleyen gözleyicinin totalini oluşturan tarihin gözlemciye verdiği form. Bu noktada “sayı en az üç oluncaya kadar ahlaktan bahsedemeyiz” diye Nietzche Efendi Hazretlerine itirazımı yapayım da ufak ufak araziye karışayım.

Bir Cevap Yazın