oğlan

oğlan

Yani sen!

Küstahlıktan fazlasını barındıran bakışlarını bana çevirince “çabaladığımızı biliyorsundur elbette, hepimiz uğraşıyoruz, tabii bazen başaramıyor olabiliriz.” olabilir. Bir bağımlı deniz seviyesinde bile olsa dalgınlığını bağışlamazsın öyle mi?

Denizci, o soğuk parmaklarla kelimeleri heceleyerek konuşuyordu. “senin tüpün patlamış evlat” Nefes aldığın yer, küçük bir ada olabilir. Fakat, bu denizin dibinde yürünecek bir yol daha var, demeye çalışıyorum. Dalıp gitmen iyi değil, daha yürümeyi bile öğrenmedin.

Dalgıç, sabah ışığıyla dolu kamarada, bir fersah öteden koluna dokunulduğunu hissetti. Odanın gözlerine, soğuk kara rüzgarların salladığı o yeşil evrene doğru baktı Ve nefesini bıraktığı birkaç su kabarcığınında patlamasıyla, vurgun yiyen bir deniz kızı gibi titremeye başladı.

oğlan

Yani sen!

“dikkat! buraya gelmeden önce yola bakın, iyi bakın” Boyalı merdivenin tutamaçlarında, ahşap izleri üstünde sümük izleri bırakarak, elini gezdirip usulca kapıya dokundun. Kolunu dirseğine kadar sıvamış bir oğlanın aniden içeri girmesi gibi, seni emen eşikte yana doğru eğildin. Bomboş bir odada, ölümün ağır ve renksiz kokusuyla doldun. Dalgınlığıma verin bu oda “yok edici böcekler için ilaçlama yapıldığından beri havalandırılmadı,” dedin Ve kabuğu soyulan duygularının, çılgınca keşfe atıldığı bu odada, sessiz titreşimlerle sallanırken, ucuz bir şırınganın pimi çekilmiş ve yere yuvarlanan akvaryumun yeşil suları ayaklarının altından halıya doğru öylece akıp gitmişti. Öyle mi ?

Evet!

Hatta duvara yaslandım Ve duvar hafifçe eğilir gibiydi. Ürperen tüylerimi hassas yaşlı bir kadın parmağıyla okşayıp, damarlarımda gideceği yeri arıyordu. Vadesi dolmuş öyle dedi. Bana öte tarafta onu bekleyen zavallı oğlunu aradığını ve onu bulacağı yerin bu ormandan geçtiğini de söyledi. Toprağın altında nefes almayı bana da öğretir misin evlat diyerek, gömüleceğim yerde senden öğreneceğim çok şey var Ve biliyor musun bu küreği tam 90 yıl, taşıdım ben dedi.

Yani ben!

“yok edici fazla iyi çalışıyor, bazen fazla iyi.”  Diyerek oradan uzaklaşmadan hemen önceydi.

oğlan
YAZAN: MUTLU ERERİŞ

Edebiyat kategorisine buradan ulaşabilirsiniz!

5 thoughts on “oğlan

  1. sinchao dedi ki:

    90 yıl kürek taşımak nasıl bir imgedir yaa… Son satırda tüylerim diken diken oldu. Bayağı son dk golü oldu.

    1. mutlu dedi ki:

      sana özel imge 😀

      1. sinchao dedi ki:

        Eyvallah 🙂

  2. hkaygun dedi ki:

    Okumaya geciktim, son bölüm manyak iyi diyecektim,, siz demişsiniz zaten…perçin olsun, peçorin olsun, sevgiler

    1. mutlu dedi ki:

      Teşekkür ederim. Sevgiler.

Bir Cevap Yazın