Çöplerin, gidenlerin, sevenlerin söylediklerini bir bilseydik!
Ama belki söylüyorlardır, söylüyorlardır bize de duymuyoruzdur.
Bak işte, tıpkı söylediğimiz halde, onların-da bizi duymadığı gibi.
O çiçekler ne zaman açacak patron?
Yani ne zaman koklamayı öğreneceğiz?
Karanlığı, ışıkla lanetlediklerini biliyor musun?
Devamlı ışık-ta geziyorsun.
Düşenlerin, kaçanların, dönenlerin geleceklerini bir bilseydik!
Ama belki geliyorlardı, geliyorlardı bize de görmüyorduk.
Bak işte, tıpkı geleceğimiz halde, onların-da bizi görmediği gibi.
O hevesler ne zaman geçecek patron?
Yani ne zaman susmayı öğreneceğiz?
Siyahı, beyazla lanetlediklerini biliyor musun?
Devamlı kırmızı-da geçiyorsun.
Düşlerin, kederlerin, ölenlerin bağırdıklarını bir bilseydik!
Ama belki bağırıyorlardır, bağırıyorlardır bize de susturamıyorlardır.
Bak işte, tıpkı bağırdığımız halde, onlarında bizi susturamadığı gibi.
O yürekler ne zaman solacak patron?
Yani ne zaman türküler söyleyeceğiz?
Müziği, sözlerle lanetlediklerini biliyor musun?
Devamlı şarkılar söylüyorsun.
Uçukların, yaraların, acıların yaşadığını bir bilseydik!
Ama belki yaşıyorlardır, yaşıyorlardır bizimle de acıtmıyorlardır.
Bak işte, tıpkı yaşadığımız halde onlarında bizi acıtmadığı gibi.
O dilekler ne zaman tutacak patron?
Yani ne zaman şansı yakalayacağız?
Umudu nevmitle lanetlediklerini biliyor musun?
Devamlı unutma diyorsun.
Bir Bilseydik
Durakların biçimleri için, yaşadık bunca zaman.
Tuzaklar kurduk, gönlüne.
Işığın, nameleri saçıldı etrafa.
Ama Bir sefilin, feryadıydı bunlar!
Patron, sen ne olacağını biliyor musun?
Krallara layık bir siluetin damarlarında dolanıyoruz.
Yaşam sanki büyük bir acıdan ibaret.
Acı demişken zevkli de!
Hissetmesem ölürüm yani o derece.
Ama hiç kimse acı çekmek istemiyor patron.
Bir kitapta okumuştum.
Sevdiğini unutan bir adam vardı.
Hayatta kaldığı için şükrediyordu.
Komaya girmiş ve her şeyi unutmuş.
Öyle dedi!
Kendine geldiğinde,
onu hayatta tutan şeyin,
sevgi olduğunu sayıklıyordu.
Bu nefret ne zaman bitecek patron?
Ne zaman sevmeyi öğreneceğiz?
Şimşeklerin, rüzgarların, yağmurların sonunu bir bilseydik!
Bir kasırgayı kaç kişi dinler ki şu hayatta?
Sen ne olacağını biliyor musun patron?
Patron seni aklım, fikrim, duygularım, bedenim, ciğerlerim, hiçbiri almıyor.
Kâinatı içime sığdıramıyorum!
Küçük kalbim hariç!
Ona kâinatı versen, bana mısın demez.
Bende sana bir şey vermek istiyorum.
Yaşadığım bu şeyler için, sana şükürler olsun!
Sana minnettarım!


















Sanırım her şeye rağmen Patron seni seviyor:)
Sanıyor musun? 🙂
Kendimden eminim ama sen için, henüz sanabilirim. Ve elbette sen emin olabilirsin; bir ömürdür birliktesiniz, ben yalnızca sezebilirim 🙂
Patron dedi ki. Korkunun sonu çoktan gelmiş. Sevgi konusunda ise; hiçbir fikrimiz yokmuş. Ama ben sana inanıyorum. DC 🙂
?Sana katılıyorum. Bana olan inancın günüme iyi geldi. Bu günlerde çokça keskin şey geçti önümüzden. Bende yalnızca sözcük cinsinden olanları vardı. Sana en iyi niyetlisini gönderdim. Zaman geçtikçe, çiçeklendikçe, onları da yollarım:) Teşekkür ederim…
Korktuğun şeyler tarafından kuşatıldığında bütün bunların bir illüzyon olabileceğini hatırlamanı umuyorum. “Her nesnenin bir biçimi var ama” biz her gördüğümüzü sevemiyoruz! Senle ben hariç olsun. Ben teşekkür ederim. 🙂
Hatırlamak! Bunu iyiye kullanmayı deneyeceğim sevgili yazar 🙂 ?
?
Sen kendi karanlığında görürsün lakin onlar ışığa uzanıp göremezler.
Güpgüzel.
Teşekkür ederim 🙂
Çok güzeldi, sağol.
Bu arada iş yeri bilgisayarım neden bilmem senin blogu açmıyor, sansürlüyor 🙂 orda birkaç sarırı görüp beğendim şimdi tamamını okuyabildim, harikaydı.
Minik dostlarıma harçlık olsun diye ufak reklamlar ekledim. Sebebi bu olabilir. Mobilden sorun olmuyor diye biliyorum. İyi geldiğine sevindim. Sevgiler Aydek. 🙂