Herkes ısırır, ben dişlerimin arasına alırım!
Yürürken, nadiren ayaklarımın ucuna bakarım.
Sık sık, göklerde dolaşırım.
Ama ayakkabılarım temizdir, gökyüzü ise bulutlu.
Eskiden hiç sesimi çıkarmadığım şeyleri,
bugün konuşturmam!
Kendimi dört kilogram severim,
altı metre dinlerim,
bir paragraf anlatır,
üç dirhem özlerim…
Senden beş gram çekerim,
iliklerim dört milim genişler,
sonra üç karış kucaklar,
bir kaç adım geri giderim…
Ama arıyı yaklaştırmam çiçeğime,
hatta balını parmaklarım.
Böceğin bacaklarından mı ağzından mı gelir bu tat,
çok iyi bilirim.
Üstelik hayat, yaşadığım yerdir!
Ve haybeden, inceyimdir.
Yanlışa bulanır, kendimi kaybederim.
Ama dileklerim buğuludur.
Aldığım cevap ise yoldaşımdır.
Hatta içimde patlamaya hazır şeyler var, benim.
Ama big bang gibi olsa bu şey,
yeni yaşam türleri gibi,
bitkilerin özünde ihtiyacımız olan, şifa gibi..
Zamanın başlangıcına döner miydik?
Üstelik kahverengi yürekler,
mavi gözlerine sığdıramadığım deniz..
Aklım başımda dilekleri,
gönlüme dolanan damarların..
Patlamaya hazır mısın? Söyle!
Eskiden yaşananlar gibi..
Ve hayvanlığın başında ihtiyacımız olan insan gibi..
Ta en başa dönelim mi?
..Postala, güvercini, kuşların, yuvalarına, bu ritmi yakalarsanız.. Ulaşır, mesajınız, hasretin, kucağına, bu ritmi de yakalarsınız!
Fena mı?
Herkes Isırır
Kırmızı antenli, böceğin peşindeyim..
Kayaların içindeki barlara gidiyoruz..
Geceleri, sahilde uyuyoruz..
Mükemmel, bir gece geçiriyoruz..
Şeker pembesi, mutluluklar yaşıyoruz..
Kendi kokumu biliyorum, ben..
Bilmesem, kokunu alamazdım!
Bazen çok güzel oluyor diye,
bunu hep ama hep yapamazdım..
Yani kısacası;
Böceklerden nefret ediyorum,
ama yaptıklarını çok seviyorum..
Zarfların üstüne pul yapıştırmasak,
nereye gidecekleri belli olmaz..
İnsanlar da böyle işte!
Yüzemem deyip, boğuluyorlar..
Ama kaybolmaktan korkan, saklanıyor..
Diğerleri ise, korkaklardan kaçıyor!
Kısacası geçmişin peşinde dolanan bir gelecek olabilir mi?
Hatta içimde patlamaya hazır şeyler var, benim.
Big bang gibi olsa bu şey,
yeni yaşam türleri gibi,
bitkilerin özünde ihtiyacımız olan, şifa gibi..
Zamanın başlangıcına döner miydik?
Üstelik kahverengi yürekler,
mavi gözlerine sığdıramadığım deniz..
Aklım başımda dilekleri,
gönlüme dolanan damarların..
Patlamaya hazır mısın? Söyle!
Eskiden yaşananlar gibi..
Ve hayvanlığın başında ihtiyacımız olan insan gibi..
Ta en başa dönelim mi?
..Postala, güvercini, kuşların, yuvalarına, bu ritmi yakalarsanız.. Ulaşır, mesajınız, hasretin, kucağına, bu ritmi de yakalarsınız! Fena mı?
NOT
Dolayısı ile bu bir şiirdir ama kallavi bir şiir. Bu yüzden şarkılar eskisinden daha gerçek! Hatta aranızda duygularını dile getirmek isteyen varsa! Herkes ısırır ben dişlerimin arasına alırım cümlesi! Kısaca vahşi bir eylemi dışarı vuruyorsa da aslında tüm annelerin enikleri yuvasına taşımasından farksızdır. Fakat kulaklarınızla duyamayacağınız bir mecra da…
Gözünüzü doyurmak için! Hatta duyulmak için! Adeta sessizliğe savaş açarsam! Kısaca halk ozanı bile olabilirim!
























Mesaj nefes ise özlem nedenidir bu can’ın. Özlenmiştiniz. Yüreğinize sağlık ?
Özlem karşılıklı.. ? Keyif olsun!
Kıymet bilenleriniz çok olsun. ☘️
?
Özlediydim dağıttın küçük mutlulukları…teşekkürler!
O zaman bende mutlu oldum.. ? Keyf olsun!
Bu kadar güzel yazıp, üstüne ince düşünüp bu reklamlar minik patilere gidiyorsa tıklarımda gezinirimde o sayfalarında.Eksik olma.
Çok naifsin ben teşekkür ederim.. Şifa olsun.. ?
Ben de ıstırırım. ?
Kafiyeli ?
Her keresinde aynı kaosu yaşıyorum ama yine de öğrenmeye mecbur bir ders gibi okuyorum. Güçlü ve bireyselliğini ilan etmiş cümleler,… Her biri ayrı sandalyelerde oturur gibi… Sanki bir sürü şey konuşuyor içeride. Birbirini dinler gibi yapan ama kendi sözüne sarılmayı bırakmayan.. Burada anlatmak çok zor!
Bugün Rıhtım caddesi Numara 22 deyim.. ?
Kestirme adamsın. Hay Allahım!! :))
Ahaha okuması öyle olmasa da ?
Sevgili Mutlu güzellik kattın geceye, varol.
Oh sevindim ?
Vay be harikaydı ve bunları okumak güzel.Yüreğine sağlık.
Ritmimiz tutuyor.. Bunları duymakta güzel.. Keyf olsun! ?
?? keyf oldu.
Ahah süper ?