Küçük tüylerimi saçlarıma
varıncaya kadar okşadığını.
Bileklerimden, kollarımdan,
ayaklarımdan, bahsettiğini.
Ama derinlerde bir yerde
ama çok içerde olduğumu.
Bana ilham verdiğini.
Sağlığıma iyi geldiğini.
Dudaklarımı okuduğunu.
Üstelik kulaklarımı çınlattığını.
Kimsenin dinlemediği,
on binlerce fısıltıya kulak verdiğini.
Biliyor musun? MJ.
Ama sisli bakışlarımda tökezlediğin.
Eğimli yollarda emekleyip
sonra yine yürüdüğün.
Ölmüş okyanusların karşısına dikildiğin.
Bir mezarlığın girişinde olduğun.
Ve çok şiddetli bir yağmur yağdığın da,
elimi tuttuğun,
ruhuma iyi geldiğin
ve sana dokunabildiğim.
Hiç aklına geldi mi?
Ölü balinanın sırt yüzgeçine tutunan çocuğu.
Beyaz kedisini okşayan, melez adamı.
Vücudu yanmakta olan, esmer kadını.
Bütün dünyayı içine çekebilecek,
dalganın gümbürtüsünü.
Aşkın yaraladığı bir adamı,
nefretin de yaraladığını.
Bana gökkuşağını veren kadının,
yaramı dağladığını.
Açlıktan kıvranan adamın, gülücüğünü.
Çünkü insanların çok ve ellerinin boş olduğunu.
Görüyor musun?
Mary Jane
Cellatların, yüzünü iyi gizlediğini.
Kötülüklerin, insana çok iyi geldiğini.
Ama iyiliklerin hesabının,
tek tek sorulduğunu.
Duyguların, renk değiştirdiğini.
Çığlıkların, sessizce ileriye atıldığını.
Ayrıca siyahın renk, hiçinse, bir sayı olduğunu.
Öğrendim!
Bebeğim.
Hayallerimiz, oyuncak değilmiş,
ama hataları tepsiyle taşıyabilirmişiz.
Üstelik özgürlükte yuvarlak değilmiş.
Dileklerimizi, gerçekleştirebilirmişiz.
Ve en önemlisi de;
Yürüyen merdivenlerde öpüşebilirmişiz!
Sevgilim!
Ayrıca sana bir sürü şey sormak istiyorum.
Bir dağ, kaç yılda oluyor, sence?
Güneş, bugün ne kadar ısıttı, seni?
Ve rüzgar, kaç dakika, direndi saçlarına?
Yağmur, kaç damlasını düşürdü,
bugün kucağına?
Söyler misin?
Nerelerdeydin sen?
“Bu dünyada bir insan olabilirim.
Ama senin için bir dünya da olabilirim”
Sana söz ile ses arasındaki dostluğu,
şimdi, şu an, tarif edebilirim!
İçimden bir ses bereket sözü diyor!
Ama kaygısızlık MJ!
Yani kaygısızlık!
Bizi dünyanın en mutlu insanları kılacak!
Seni seviyorum, bebeğim!
NOT
Yani şiirlerimin yanında bu ve benzeri denemelerim çok oldu
ama bu çok farklı geldi bana!
Üstelik çok ta akışkan!
Kısaca söylemek gerekirse yaşama bir ozan olarak gelmek kulağa çok hoş geliyor!
Yani yeni bir dilek tutuyorum!
Ama siz de şahit olun istiyorum!
Ozanım!
Demek ki 2020 yılı tüm canlıların başlangıç çizgisi olacak.
Ama içinizde hala bitiş çizgisine varamadığını düşünen varsa,
tek yapmanız gereken 24:00’e kadar içmektir!
Bu yüzden tüm canlıları seviyorum!
En çok da Mary Jane’i..
Herkese musmutlu ve yepyeni bir yıl dilerim!


















Duygunu da seviyorum 🙂 Mutlu Seneler!
Daim olsun ? Mutlu yıllar!
Gönlümüzce olsun her şey, çok gülelim, çok yazalım. Sevgiler.
Oh mis bence de ?
Mutlu neşeli yıllar???
Bilmukabele şahane bir yıl diliyorum ?
Bir gün içerisinde iki kez yılbaşı yaşadım sanki,bu harika yazı için teşekkürler ve size sağlık dolu bir sene dilerim.
Çok teşekkür ederim. Bende esenlik ve şifa diliyorum. Keyif olsun.
Okurken bir müzik geldi kulağıma. Hangi şarkı bilmiyorum, sanırım henüz bestelenmeyenlerden.
Aklına ve MJ’ye sağlık.
Mutlu 2020’ler.
Eğer müziği duyduysan beni de mutlu ettin ?
Harika bir yıl diliyorum albaraz. ?
Neydi o, müziği duymayanlar, dans edenleri deli sanırlar! (Nietzsche) Sevgiler. Sana da çok şahane bir yıl!
mis 🙂
Mutlu, keyifli yazılarla dolu yeni bir yıl diliyorum geç de olsa.?
Hep beraber müthiş bir yıl yaşayalım ?