Nasıl hissediyorum biliyor musunuz?
Mükemmel işleyen bir saat gibi..
Kırmızı tuğlalar gibi..
Sadece özlediğimi biliyormuş gibi..
Bazen resim yapılan bir kağıt gibi hissediyorum..
Arada bir geçiyor..
Uyuşturucu kullanıyorum!
Zaman daha yavaş geçiyor ama zamanı durduramıyorum..
O yüzden saat gibi hissediyorum..
Ama pilim bitsin istiyorum..
Evet istiyorum ama ölmeyeyim..
Tekrar pilimi taksınlar..
Hala ölmek istemiyorum, sen buradasın diye..
Canım da yanmıyor!
Hiç yani..
Nasıl biliyor musun?
Hiç canım yanmıyor..
Ama bir melodi var..
Bir de sessizlik..
Turuncu biber yiyorum..
Turuncu biber..
Üstelik kızıl saçlarını okşuyorum..
Kendimden geçiyorum..
Tekrar pilimi taksınlar..
Ölmek istemiyorum..
Sen buradasın diye!
Nasıl hissediyorum biliyor musun?
Bok gibi!
Tuvalette biten kağıtlara yazıyorum..
Üstüme düşen yapraklara..
Nadir bulunan sayfalara..
Her yere yazıyorum..
Ama kendimden geçiyorum..
Tekrar pilimi taksınlar diye..
Ama Ölmek istemiyorum..
Sen buradasın diye..
Bir şarkıda duydum..
Suyun kumsala vurması gibi..
Sen de bana vuruyorsun..
Uyuşturucu kullanıyorum..
Tüyo verirler diye adını sayıklıyorum..
Ama Kimse ses vermiyor..
Nasıl biliyor musun?
Hiç canım yanmıyor..
Üstelik Şiir yazıyorum..
Turuncu biber yiyorum..
Herkesi haklı çıkarıyorum..
Rüzgar biliyor..
Bok Gibi
Nasıl hissettiğimi biliyor musun?
Dağ yamacında biten otlar gibi..
Körfezin ucunda tatil yapıyorum..
Yalnızlıkla kırıştıran yalnızlık gibi,
tek başıma takılıyorum!
Ama mükemmel işleyen bir saat gibi..
Kırmızı tuğlalar gibi..
Sadece özlediğimi biliyormuş gibi..
Bazen de resim yapılan bir kağıt gibi hissediyorum!
Hiç geçmiyor..
Canlı olmak gibi..
Pilim bitsin istemiyorum..
Ama hiç değiştirmesinler pilimi..
Bazıları bunu okuyacak diye..
Şurada satır atlamayayım..
Pilimiz bitmesin..
Ama Biliyor musun?
Turuncu biber yiyorum..
Turuncu biber..
Üstelik sadece onu yersem dişlerim çıkıyor..
Belki gülümserim diyorum..
Kocaman gülümserim!
Nasıl hissediyorum biliyor musun?
Elimi koltuğa uzatınca..
Dirseğimi başımın altına koyunca..
Sinekleri kovalayınca..
Üzerimden küçük bir yük kalktığında..
Duvarlara bakınca..
Su içerken..
Kafam güzel olduğunda..
Turuncu biber yerken..
Pilim bitmeye yakınken..
Ölecek gibi olduğumda..
Hissediyorum..
Ayrıca benim kızıl saçlı sevgilim..
Kırmızı tuğlalar gibi..
Sadece özlediğimi biliyormuş gibi..
Bazen resim yaptığın bir kağıt gibi hissediyorum..
Arada bir geçiyor..
Uyuşturucu kullanıyorum..
Ama nasıl hissediyorum biliyor musun?
BOK GİBİ!
Tuvalet’te biten kağıtlara..
NOT
Demek ki minder sadece yaslanmak için değil!
Yaşlanmak için de!
Kısacası yumruklar mindere yetmiyor!
Ama başımızı koyabiliyoruz üstüne!
Demek ki çok şey hissediyoruz!
Üstelik bok gibi!
Mutlu Ereriş


















Heyyy turuncu biber yiyince şeytana mı dönüşüyorsun. Korkaklık yapma ya yaşa ya öl. ?? Arafgiller bozar beni?
ama şiiri sevmişsin gibi hissediyorum 🙂 korkaklık yapmıyorum bi kere 🙂
`Yalnızlıkla kırıştıran yalnızlık gibi, tek başıma takılıyorum!` burası ve sonrası… sarstın!
sarsmak istemezdim 🙂 umarım iyisindir..
Sevdim öyküyü.
kıvırcık saçlarımı da 🙂
Turuncu deyinde aklıma hep cadılar bayramı gelir. Sevgilin seni yalnız fazla bırakmamalı.?
ahah bir kıvılcım gibi renk aslında 🙂 sevgili filan yok..
Çok çok güzeldi, bu aralar turuncu biberlere benim de ihtiyacım olabilir 🙂
harika bir lezzet.. hardal soslu tavuğun yanına öneriyorum 🙂
Ben üzerimde ki yükü atınca harikulade hissediyorum Mutlu bugün sindire sindire okudum yazdıklarını özlendin sevgi ve sağlıkla ?
Oh mis şifa olsun! Az kaldı ben de atıcam yükü mü ?