Merhum
sarı kemikten açlığı
ince belinden kuşağı
dertli dilinden duayı eksik etmeyenler
zaman kurtaracak sizi bu düzenden
ben mevsimlerden yaz
diğer günlerden pazar
bu sıralardan geçmiş
ürkek bir faniyim sadece
herkes gibi doyurdum karnımı
nefsime sahip çıktım
tozlu raflarda bekledim
bir kaç hap yuttum, şifa niyetine
eskiden pazarda satılan
sebzeler gibi yetiştim
hepiniz gibi
yer de bittim, toprağın üstünde
şimdi ufacık tefecik
bir fıçının içinde bekliyorum
nişastası bol pirinç gibi
nemi tuza hapsediyorum
sabah erkenden çıkarım yola
denizin üstünden
köprünün altından geçerim
karla kaplı soğuk yerlere giderim
bilin bakalım neyim
ne değilim
bazı şiirlerin sahibi
bazı şairlerin dili
bazen tatlı bir güfte
bazen de şarkıyım
yarın pazartesi olsa
bugün varım derim
bir şiirle başlamak için güneşi batırdım
şair olmak içinse çok genç
kaç gece daha içleneceğiz ki bu hayatta
inanın hiç bilmiyorum
tek bildiğim şey ise
bugün için yaşadığım!
Mutlu Ereriş

















