Size egenin şifresini veriyorum. Hazır mısınız?
Zeytinyağı, limon, dereotu, sarımsak, kekik!
Ama dereotunu abartın…
Bugün, hafif dalgalı ama zarifçe çırpınan su birikintisini izliyorum. Baktığım şey aslında körfez ama ben böyle tarif ediyorum. Herkes gibi içine sıçacak değilim! Şair ruhluyum bilirsiniz…
Geçen duydum şairlerin varoluş amacı şarkı olmakmış. Çok hoşuma gitti. Hem de Çok!
angie
Şarkı olmak istiyorum ben!
Bütün olan biteni bunun için yaşadım zaten.
Birinin diline düşeceksem kuşların diline düşeyim…
Rüzgar savursun beni, savrulacaksam…
Güneşte düşsün peşime!
Gölgem olsun…
O gölgenin ışığını temsil etmek istiyorum…
Bazı cümleleri ölümsüzleştirip digital bedenlere aktarsak kaç megabayt eder?
Ömürleri kaç şaire daha yetişir?
Fena mı olur?
Size atom parçacıkları hakkında yazan o adamlar kaç ağacı tüketti kim bilir?
Bobby womack her california dreamin dediğinde içim ürperiyor…
Vay be diyorum!
Adamın gölgesi bile aydınlık!
Neşeli dudaklarımın kederiyle mırıldandığım şiirler ve soul müziğin o bilge analog tadı yine ağzımı sulandırıyor işte!
Bu şarkıyı izmir de dinleyip rüya görmüyorum he öyle anlaşılmasın!
Dünya bir insan için kaç bucak ki zaten!
Rüya görecek kadar uyuyalım!
Küçük taşların arasına bir parça kum sığabiliyor sadece… Kum dediğin de aslında bir avuç toz… Kimse izlemezse gözünüze kaçar he benden söylemesi… Rüzgar hiç bir şeyi unutmaz! En iyiside havalandırır… Can katar…
Son bir senedir sırf bu yüzden aldığım tüm tişörtler beyaz!
Mesela bir tanesinin üstünde Angie yazıyor şu Rolling Stones damgalı tişörtlerden hani sembolü iki dudak ve dışarı sarkmış bir dil olan!
Angie havamı değiştirdi…
Rüzgarın diline düştük…
Eli sürekli tişörtümün altında!
Bu cansızlar nasılda istediği gibi yaşayabiliyor… bayılıyorum!
Hepinize yeni tişörtünüzle kırıştırmanızı öneririm.
Zira yaşam canlıların kabul edebileceği bir şey değil…
angie
Ah üzgün değilim… sadece…
Bass gitar
Mi naturel minör
(Mi, fa diyez, sol, la, si, do, re)
Size nota veriyorum!
İ may nır notaları…
Sonuçta bir şair, şarkı olmak ister!
Zamanın sahibi değiliz
Mekanın içinde bir anlığına
Damarlarında bir damlaya
Kalbinde çarpıntıya
Duvarda saate
Akıntılarda küreğe
Teknelerde yelkene
Derin sularda yüzmeye
Efendilikte zirveye
Uykudan rüyalara
Oradan oraya sürüklenmelere
Bir yerden bir şeye varmalara
O ya da bu olmaya
Sonsuzlukta çalkalanmaya
Her şeyin bayrağı olmaya
Sessizlikte yankılanmaya
Kabul görmeye
Sürekli farkında olmaya
Dünyayı yönetmeye
Hırsları sömürmeye
Duyguları köpürtmeye
Sahneye çıkmaya
Rezil olmaya
Defalarca
Defalarca
Aşık olmaya
Sürekli ama sürekli
Sevmeye
Balık gibi çırpınmaya
Yeteneklerimizi konuşturmaya
Birbirimizi ezmeye
Aklımızı kaybetmeye
Zekamızı sivriltmeye
GELMEDİK!
İnsan hepsini yaşayabilir!
Sadece bir anlığına!
İster misin?
Dediler…
Geldik!
Şair dediğin,
şarkı olmak ister!
Yazar dediğin…
Hikaye!
Şiirler,
meyvedir!
Ama insan yaşar…
Tek işi yaşamaktır!
Demek istiyorum!
Bu arada verdiğim şifreyi unutmayın!
Zeytinyağı, limon, dereotu, sarımsak, kekik!
Ama dereotunu abartın…
Sağlıcakla!
Not:
Canlı olduğum halde cansızlarla yaşamayı bahşeden tanrı ne hoş yardır!
Şükürler olsun!


















https://youtu.be/IV_nYRT13v4?si=gg64O7um7ON752U3
Şifreyi aldım. Sarmısağı çıkardım😉
Karadeniz felsefesi 🙂 bence müzik zevkimiz evrensel