where is human?
  • human
  • novel
    Su içinde yürüyen erkek silüeti ve fırtınalı gökyüzü - Salik Kısa Hikaye

    Salik

    Tevekkeli - Kısa Hikaye | Where is Human

    Tevekkeli

    Yavaş Çekim kısa hikayesi illüstrasyonu

    Yavaş Çekim

    Böcek kısa hikayesi illüstrasyonu

    Böcek

    Geçmişe Mektuplar Putt Up Or Shut Up kısa hikayesi illüstrasyonu

    Geçmişe Mektuplar Putt Up Or Shut Up

    Koca Bebekler kısa hikayesi illüstrasyonu

    Koca Bebekler

    Avrupa Seyahati kısa hikayesi illüstrasyonu

    Avrupa Seyahati

    Sürtünerek Guruldayan Güvercin kısa hikayesi illüstrasyonu

    Sürtünerek Guruldayan Güvercin

    Heyecanlanmaya Başlamıştım kısa hikayesi illüstrasyonu

    Heyecanlanmaya Başlamıştım

    Trending Tags

    • deneme
    • edebiyat
    • erotik edebiyat
    • ruhsal gelişim
    • şiir
  • phylomood
  • sound
    Işık Yayında kısa hikayesi illüstrasyonu

    Işık Yayında

    Artık kısa hikayesi illüstrasyonu

    Artık

    Şekerim Yayında kısa hikayesi illüstrasyonu

    Şekerim Yayında

    Şekerim Destek kısa hikayesi illüstrasyonu

    Şekerim Destek

    Şekerim kısa hikayesi illüstrasyonu

    Şekerim

    Angie kısa hikayesi illüstrasyonu

    Angie

    Merhum kısa hikayesi illüstrasyonu

    Merhum

    Babam Öldü benim kısa hikayesi illüstrasyonu

    Babam Öldü benim

    Bok Gibi kısa hikayesi illüstrasyonu

    Bok Gibi

  • book
  • ponder
  • contact
  • human
  • novel
    Su içinde yürüyen erkek silüeti ve fırtınalı gökyüzü - Salik Kısa Hikaye

    Salik

    Tevekkeli - Kısa Hikaye | Where is Human

    Tevekkeli

    Yavaş Çekim kısa hikayesi illüstrasyonu

    Yavaş Çekim

    Böcek kısa hikayesi illüstrasyonu

    Böcek

    Geçmişe Mektuplar Putt Up Or Shut Up kısa hikayesi illüstrasyonu

    Geçmişe Mektuplar Putt Up Or Shut Up

    Koca Bebekler kısa hikayesi illüstrasyonu

    Koca Bebekler

    Avrupa Seyahati kısa hikayesi illüstrasyonu

    Avrupa Seyahati

    Sürtünerek Guruldayan Güvercin kısa hikayesi illüstrasyonu

    Sürtünerek Guruldayan Güvercin

    Heyecanlanmaya Başlamıştım kısa hikayesi illüstrasyonu

    Heyecanlanmaya Başlamıştım

    Trending Tags

    • deneme
    • edebiyat
    • erotik edebiyat
    • ruhsal gelişim
    • şiir
  • phylomood
  • sound
    Işık Yayında kısa hikayesi illüstrasyonu

    Işık Yayında

    Artık kısa hikayesi illüstrasyonu

    Artık

    Şekerim Yayında kısa hikayesi illüstrasyonu

    Şekerim Yayında

    Şekerim Destek kısa hikayesi illüstrasyonu

    Şekerim Destek

    Şekerim kısa hikayesi illüstrasyonu

    Şekerim

    Angie kısa hikayesi illüstrasyonu

    Angie

    Merhum kısa hikayesi illüstrasyonu

    Merhum

    Babam Öldü benim kısa hikayesi illüstrasyonu

    Babam Öldü benim

    Bok Gibi kısa hikayesi illüstrasyonu

    Bok Gibi

  • book
  • ponder
  • contact
where is human?
Home novel
Fermuar kısa hikayesi illüstrasyonu

fermuar

Fermuar

by Mutlu Ereriş
Aralık 12, 2025
Reading Time: 5 mins read
A A
human

Yeni yazılar mailine gelsin mi?

O sabah, beyaz duvarları griye dönüşmüş, tavanı ışığı yansıtan ve içinde sadece yatak olan bir oda da uyandım. Çarşaflar sanki üzerine yeni uzanmışım gibi serin, ipeksi ve tertemizdi. Mükemmel bir gece geçirmiş gibi hissediyordum.

Gece yarısı olan o şey; “Neydi o öyle?”

Gri-kuşkonmaz halının üstünde küçük kırıntıların peşindeydim. Etrafta, galibarda (parlak mor) tonunda içkiler vardı. Gece mavisi bir takım giymişti. Horoz gibi davranıyordu. Tüm salona hakim, korumacı, güvenilir ve sıkıydı! Sağ kroşe gibi bir şey, anlarsınız ya.

Yaratıcısı odaya ikiz kenar üçgene benzeyen bir köşe yapmıştı. Sanatçının açılarla ilgilendiği konular içerisinde en simetrik ve çekici olanı, esas oğlanı köşeye çekmemi sağlayan iyi mimarlardır. Ağlarımı ördüğüm köşemde, konumumun tadını çıkarıyordum.

Bazı sümüklü veletler, içmeyi bilmeyen sarhoşlar ve sivilceli yağlı suratları tasvir eden bir tablo görüyordum. Ressamı hiç beğenmemiştim. Zevksiz bir Rönesans çevirmeni gibi gerçek üstü resimler yaparak sizi etkilemeye çalışıyordu. Halbuki ben sahte görüntülerin resmedildiği soyut işleri daha çok seviyordum. Bu köşeden tüm odayı görebiliyordunuz.

Fermuar

İbiği dimdik duran bir horozun, pek özgür hareket edeceğine inanmam ama onu köşeye sıkıştıran örümcek kesinlikle özgürdür!

Gece mavisi takımıyla, salonu ilkbahar yeşiline çevirmeyi başarmıştı. İçkisini sürekli yudumlayan erkeklerin başını döndürmenin kolay olmadığını biliyordum. Zor olanı yapacaktım, şu tek gecelik zorluklardan birini seçecektim işte.

Karolina mavisi elbisemin omuz dekoltesi, balkondan sarkan çıplak bir kadının dans figürleri gibiydi. Yaratıcısı bu kıyafetin yükseklik korkusu olan bireyler için özel olarak tasarlandığını söylüyordu ama ben sadece giymiştim. Horoz biçimsiz bir yerden balkona bakıp durduğuna göre, yüksekten pek korkmuyor olmalıydı. Nane yeşili gibi gülümsüyordum. Bakışlarıyla dudaklarımın pasını almaya çalışıyordu. Lakin en sonunda köşeye doğru yürümeye başladı.

Safran rengi içkisinden bir yudum daha alıp, önünde duran sehpaya bıraktı. Yanından geçen servis elemanına doğru meyil edip, iki içki daha aldı. Bana doğru yaklaşmaya başlamıştı. Kümesteki diğer kadınların omuzlarını ıskalayarak, göğüslerini sıyırarak, geniş omuzlarını sağa sola çevirerek engelleri bir bir geçiyordu. Arkasından bakmak istiyordum ama köşe başındaydım. Öylece bekledim.

Aniden o müzik duyulmaya başladı. Hala mırıldanıyordum. Fa minör 7’li tonunda başlayan büyük bir sessizlik. Doğaçlamanın o kızıl rengi, titreşimlerine dayanamadığım bir hal almaya başlamıştı. Bazen Açık mavi renkli, dominant majör, küçük bir ses çınlıyordu. Bazen de La bemol bir hüzün! Eğer bir gün, bu tonda bir müzik duyarsanız, şunu bilmenizi istiyorum. Sol çok güzel bir notadır Ve varoluş sebebi kesinlikle bu tonun patlamasıyla mümkün olmuştur. (Bu felsefik durumu size başka bir zaman anlatayım)

Nihayet gözlerime yakın bir yerden, sağ kolunu bana doğru uzatmıştı. Bir içki içmek istediğini söylüyordu. Elinde o fazladan aldığı içki vardı. Kabul ettim. Konuşmalarımızın hiçbir önemi yoktu. Kalabalık bir yerde, müzik eşliğinde, o köşede dikiliyorduk. O kadar yaklaşmıştıki aramızdaki tek engel fermuarıydı!

Fermuar

Bir süre sohbet edip, öylece birbirimize sırıttık ama hayal ettiğinden çok daha farklı şeyler anlatıyordu. Bense sessizce müziği dinliyordum. Yani sadece hayal ediyordum. Bu tip durumlarda horozlarla dövüşmem! Onu dinlemek istiyordum.

Çenesi burnunun ucu ve dudakları aynı hizadaydı. Geometrisi kötü olanlar için, ilik gibi bir adam olduğunu söyleyebilirim. Mesela üzerinize bir tüy düştüğünde onun ağır olmadığını düşünürsünüz. Herif kamyon gibiydi ama ağır değildi. Kollarını hareket ettirip duruyordu. Dirseğinden kırılan kollarını, o geniş omuzları yönetiyor sanıyordunuz. Ahhh! Daha fazla bu köşede durmak istemiyordum. Kalçalarını merak ediyordum. Ona gitmek istediğimi söyledim. Nereye diye sormadı. Küçük dairesine gitmek istiyordu. Kabul ettim.

Kapıdan içeriye girdikten sonra kendi evimde gibi rahat olabileceğimi söyleyerek içeri gitti. Bende ona fermuarını sakın açma dedim. Sırıttı ama beni anladığını pek sanmıyorum. Bir şişe kırmızı şarap ve üç plakla geri döndü. Bordeaux şarap ve tek plağı tercih ederdim. Teklifsiz davranışları hoşuma gitmişti. Beni yormuyordu. Bu güzel bir özelliktir. Keyfini çıkarmaya karar verdim.

Yonca yeşili şanslı bir L koltuğa yayılmıştım. Balkondan sarkan o çıplak kız başını mindere koyuyordu. Büyük bir kadehi burnuna yaklaştırıp, küçük bir yudum alarak içkinin tadına baktı. Ve kadehi bana doğru öylece uzattı. Bende içkiden bir yudum alıp, sonra bir köşeye fırlattım. Ona yaklaşmasını söyledim.

Adam sıkıntılı bir homurtuyla bacaklarımdan kurtuldu. Bana doğru bedenini döndürerek, salyangozun kabuğundan çıktığı zamanlardaki gibi. Tenime dokunup geri çekilerek, yürüyeceği yolu hissetmeye başladı. İçine üzüm suyu katılmış o içecek benim için de onun için de pek etkili olsa gerekti, çünkü tüylerim diken diken olmuştu. Ama umurumda değildi.

Elbiseyi omuzlarından tutup sürüklemeye başladı. Yarı yarıya çıplaktım. Herkesin dokunduğu yerlere dokunmuyordu. Nasıl desem, gözlerim iyice kapanmıştı.

Fermuar

Üzerimde elbise dışında hiçbir şey yoktu. Elbisenin içinde ise, sadece ben vardım. Bu adamın elleri, hiçbir şeyin içinde değildi. Beni tamamen kaplıyordu. Akışa bırakıyordum. Küçük bir kum tanesi uzun zaman sonra bulunduğu tepeyi terk ediyordu.

Vücudum tamamen serbest kalmış içimdekiler bir bir dışarı çıkıyordu. Fermuarını açtım Ve gözlerimi de!

İbiği dimdik duran bir horozun, özgürce hareket edişini izliyordum ama onu köşeye sıkıştıran örümcek kesinlikle ölüyordu!

Onu kandırmanın ne yararı var ki diye sordum kendi kendime, böylesine şaşalı ve hüzünlü bir piliç gibi sıcacık hissederken!

Sağlıcakla!

Mutlu Ereriş

Bunu beğen:

Beğen Yükleniyor...
Tags: erotik edebiyat
Previous Post

Karanlık Mavi

Next Post

Zavallı Boby

Mutlu Ereriş

Mutlu Ereriş

81 doğumlu izmirli okuduğundan daha çok yazan biriyim... bazen geriye yaslanır ama çok ileri giderim! felsefem buna benziyor... sırtüstü uzanıp temas ettiğim şeyleri özümsemeyi seviyorum...

Related Posts

Su içinde yürüyen erkek silüeti ve fırtınalı gökyüzü - Salik Kısa Hikaye
novel

Salik

Ekim 22, 2026
Tevekkeli - Kısa Hikaye | Where is Human
novel

Tevekkeli

Ekim 15, 2026
Yavaş Çekim kısa hikayesi illüstrasyonu
novel

Yavaş Çekim

Ekim 15, 2026
Böcek kısa hikayesi illüstrasyonu
novel

Böcek

Ekim 15, 2026
Geçmişe Mektuplar Putt Up Or Shut Up kısa hikayesi illüstrasyonu
novel

Geçmişe Mektuplar Putt Up Or Shut Up

Temmuz 15, 2026
Koca Bebekler kısa hikayesi illüstrasyonu
novel

Koca Bebekler

Temmuz 15, 2026
Next Post
Zavallı Boby kısa hikayesi illüstrasyonu

Zavallı Boby

Bugün Karanlık Olsun İstiyorum kısa hikayesi illüstrasyonu

Bugün Karanlık Olsun İstiyorum

İstikrarlı Hayal Hakikattir kısa hikayesi illüstrasyonu

İstikrarlı Hayal Hakikattir

Hep Yek kısa hikayesi illüstrasyonu

Hep Yek

Yazdığım Laflar kısa hikayesi illüstrasyonu

Yazdığım Laflar

Comments 10

  1. saphilopes says:
    7 yıl ago

    Özgür örümceğin aniden çark edip ölme fikrinin tek bir anlamı var; herkesin dokunduğu yerlere dokunmuyor. Çok romantik bütün müzik notalarını elinde toplamış bir ibikli karşısında eriyip gitmiş kadıncağız.

    Bu arada kadının uslubu dikkatimi çekti, aslında alaycı bir tavrı da var. Kendinden emin ama teslim oluşu bence yazarın erkek olmasından kaynaklanıyor. ? Örümceğe yediremedin adamı.

    Yükleniyor...
    Yanıtla
    • Mutlu Ereriş says:
      7 yıl ago

      Bence hikayenin cinsiyetle hiç bir ilgisi yok.. Erkek ya da kadın olmakla ilgili değil.. Fermuarla ilgili.. 🙂

      Yükleniyor...
      Yanıtla
      • saphilopes says:
        7 yıl ago

        Hee?

        Yükleniyor...
        Yanıtla
  2. DC says:
    7 yıl ago

    Sol .. Karar sesine kavuşmayı bekleyen aşık yeden… Bana ilham verdin bak şimdi durduk yere 🙂 Örümceğe gelince. Her daim yer o horozu, doğasında var 🙂

    Yükleniyor...
    Yanıtla
    • Mutlu Ereriş says:
      7 yıl ago

      İlham iyidir.. Lakin kandırılmakla ilgili bir mmm bir şey var.. ?

      Yükleniyor...
      Yanıtla
      • saphilopes says:
        7 yıl ago

        Yapma ya. Onun da kesilmemiş ibişkosu mu var. Bak piç gibi düşündüm valla. Olsun yazarlar detaycıdır. ??

        Yükleniyor...
        Yanıtla
        • Mutlu Ereriş says:
          7 yıl ago

          ?

          Yükleniyor...
          Yanıtla
          • saphilopes says:
            7 yıl ago

            Nasıl da bilmişim. ⚽?⚾? Hehehe.

            Yükleniyor...
      • DC says:
        7 yıl ago

        Kimin kandırıldığının önemi var mı? Bile bile ladestir o. Sonunu düşünen oyunbozan olsun 🙂

        Yükleniyor...
        Yanıtla
        • Mutlu Ereriş says:
          7 yıl ago

          Olsun bence de ? beğendiğsen ne mutlu..

          Yükleniyor...
          Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Kopyalanamaz © 2012 whereishuman. Ellerimle yaptım & Mutlu Ereriş

No Result
View All Result
  • human
  • novel
  • phylomood
  • sound
  • book
  • ponder
  • contact

Kopyalanamaz © 2012 whereishuman Ellerimle yaptım & Mutlu Ereriş

%d