Yıl 2193 Erkek nüfusu giderek azalıyor.. Her şey sıradan devam ediyor ama konu bir hastalık, virüs ya da kıyım değil.. Yeni doğan tüm çocuklar Kız! Ortalama ömürleri dolduktan sonra vefat eden erkek ve kadınlar, dışında hayat rutin şekilde devam ediyor.. Lakin, yeni doğan erkek çocuğu diye bir şey yok..

Konuyu araştıran bilim kadınları, ülkeyi yönetenler gene kadınlar, evlerini geçindirenler yine kadın.. Erkeklerin nesli tükeniyor.. 2019 tarihinde başlayan ve başlarda oldukça doğal görünen bu olay.. Bir cinsiyeti ortadan kaldıracak gibi..

Bazı sosyologlar buna neden olan şeyi, toplum bilincinde görülen mutasyonun etkisi olarak yorumluyor.. Bazılarının ise cinsel yaşam aktivitesinin tümden değişimi üzerine gittiği söylenmekte.. Lakin, durum vahim görünüyor..

-Yıl 2193-

Kadınların hayatta kalmak için büyük savaşlar verdiği 2021 yılı çoktan geride kalmış! Ve bugün o mücadele ettikleri erkekleri canla başla kurtarmaya çalışıyorlar.. Ve hiç biri hasta değil, virüs yok yada kimse onlara kıymıyor.. Sadece hiç erkek çocuğu doğmuyor..

Filozoflar kadınların çektiği çilelerden dolayı bir tür değişime uğradıkları yönünde fikir beyan ediyorlar.. Genetik olarak erkek nüfusundan sağ kalan bazı özel damızlıklar seçmeye başlamışlar.. Ve ne kadar deneselerde, hep kız çocukları oluyor..

Gerçi bir durum aslında hiç değişmiyor.. Hayatta kalan, mücadele eden ve yaşam vermeye çalışan, yine kadınlar oluyor.. Neyse, meselemiz bu değil.. Mesele daha büyük, insanlık cinsiyetsiz olmayı öğrenmek için bir cinsiyeti kaybetme noktasına kadar gelmiş.. Sanırım, Tanrı da aynı fikirde ve bunu anlatmak bu yüzden hiçte kolay değil! Ama size birşeyleri anlatmam gerek..

2193 yılında işler değişiyor.. Doğum yapamayan kadınlar değil.. Gelişmeyen kadınlar değil.. Nesli tükenen kadınlar değil.. Kaybolan çocuklarda değil mesele.. Su tükenmemiş ya da rahimler.. Bilinçli tüketiciler, cinsiyetlerini seçiyorlar hepsi bu.. Varlığın derisi soyulmaya başlamış, yeni bir cinsiyet yok, dizlerinin üzerinde duran hiç kimse yok, hiç ama hiç kimseye tecavüz edilmiyor.. Evlenmeye gerek kalmamış, aileler sevgi dolu, kalan tüm o erkekler çiçek gibi, bunu anlıyor musunuz?

Çünkü; Burası çok önemli! Sadece erkek cocuğu doğmuyor!

Küçük ama önemli not: Sevgili ve çok değerli okur! Yazılarımı beğeniyor ve takip ediyorsan. Senden bir ricam var! Lütfen okumalardan hemen sonra en az bir kez reklamlara dokun. Toplanan gelir hayvan dostlarıma gidecek. Çok teşekkürler.

Mutlu Ereriş
Ruhsal Gelişim

3000+ ABONE ARASINA KATIL

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacak.

37 COMMENTS

  1. Sonunda galipmiş gibi görünsek de, aslında bu senaryodaki en mağlup canlıyız gibi geliyor. Hali hazırda yaşayan erkekler için son derece kabul gördükleri bir hayat var. Nadir olmak kıymetli yapar çünkü insanı. Doğmayan erkekler için alınacakları bir durum yok nasıl olsa. Ve üreyemeyen insanlık bir süre sonra silinecektir ki, bu da gezegen için harika haber !:) Bu durumda tek dertli cins biz oluyoruz. Eğer Humans dizisinde olduğu gibi yapay zekaya duygu ekleyebilirsek belki kısmen bu sorunu da çözeriz.:))

    • Daha geniş bir zaman içinde düşünmek istersin belki.. Çok hoşuna gidebilir.. Çözümlemen küçük bir paradoks yaratmalı.. Ve sonra birden aydınlanmalısın.. 🙂

      • Bu, elbette ki yüzeydeki kara komedi:) Tartışılabilecek pek çok yanı var. Etik, bilimsel gerçekler, inançlar vb…Eminim söylemek istediklerinin pek azını yazdın. Biliyor musun? Uzun vadeli düşünmeyi bıraktım. Ben yolculuğumu tamamladıktan sonra gezegen ya da insanlık umurumda olur mu emin değilim. Bu tür fütüristik senaryolar mevcut zamanı nasıl algılamam ve fotoğrafı nasıl yorumlamam gerektiği konusunda bana rehber olabiliyor ve kendi aptal sancılarımızdan öteye geçmemi sağlıyor. Ve paradokslar bana göre değil. Ezberlerim bozuldukça daha huzurlu olmadığımı fark ettim. Bilmiyorum. Mesele epey budaklı. Niye yazdın sanki bunu? :)))

  2. Doğanın dengeleri. Denge bozulursa sistem kendini kapatır gibi sanki. Bu kurguda varsayılan tarihte mesela hayvanların doğum cinsiyet oranları nasıl olabilir diye düşündüm ya da bitkilerin eril/dişil yaşama biçimleri. Çünkü denge ve zincir birbiri ile örülü.
    Yokoluş başlangıcı gibi kurgu.
    DC dizilerden örnek vermiş geçen ben de buna benzer bir yapay zeka odaklı ve oldukça makul olabilecek kurgulu bir film izledim. “I am Mother” tavsiye ederim. Yapay Zeka laboratuarında depolanmış embriyolar ile yapay zekanın yetiştirdiği örneklerden seçilecek birey ile dünyayı yeniden kurgulamak üzerine idi konu.
    Çok acayip konular.

      • Ve izledim. Sanki devam edecekmiş gibi bitirilmiş. İnsanın içinde tuhaf bir tohum var. İstikrarı, güvenliği bozan bir tohum. Ancak başka bir türe karşı bir araya gelen, bibiriyle kalınca aynı kötücül itkilere yenilen.. Tavsiyene tekrar teşekkür 🙂

      • O güzel olabilir. Ama insan beyni bulur gene bir farklılık ordan takar. Pek umudum yok. Toplumsal hafızayı temizlemek lazım sanki.

        • Zaman gerçek diğerleri gelip geçici.. Bu durumda umuda pek ihtiyaç kalmıyor sanki.. Günümüzde bile cinsiyetsizker var.. Nietzche beni 500 yıl sonra okuyacaklar demiş.. Bildi.. 🙂

    • Ve izledim. Sanki devam edecekmiş gibi bitirilmiş. İnsanın içinde tuhaf bir tohum var. İstikrarı, güvenliği bozan bir tohum. Ancak başka bir türe karşı bir araya gelen, bibiriyle kalınca aynı kötücül itkilere yenilen.. Tavsiyene tekrar teşekkür 🙂

  3. Yarak gibi dünya benzetmesi yapılırken amcık gibi dünya benzetmesi yapılacak yıllar da gelecek. Sonuçta dünya üzerindeki canlılık genital organlar üzerinde dönmeye devam edecek. Fark etmez. Taciz ve tecavüzün kimliği değişir sadece. Yok! Erkeklere tecavüz edilecek diye değil endişem. Canlılık zaten tecavüzdür, nefes alırken, yürürken, temizlik yaparken binlerce canlının hayatından mesulüz lakin homosantrik olduğumuz için de her şey gözümüze harika görünüyor. Hormonlarıyla düşünen milyarlarca reglşörün bu gezegene hapsolması fikrinden süper bir sit-com çıkacağından neredeyse eminim.

  4. Entellektüel anlayışlı İnsan olsun …
    Cinsiyeti rengi ırkı dini dili hiç önemli değil…
    Özlenen dünya herkesin birbirine saygı duyduğu dünya 🗺

  5. Altında ne büyük acı ve reddediş var! Tüm kadınlığın kolektif olarak, vazgeçtiği erkek ırkı! Azımsanacak özel üretim gebelik. Ve evriliyor ise rahim teklige, tohumu da kendi üretip kök sorunu çözecektir; denizati misali. Sadece şunu çözemedim; üreme bir şekil çözülür veya tüm insanlık lav olur, burası ok. Ama herşey dişil meleksi sevgi dolu puf puf harikayken beyazı nasıl seçicez siyah olmadan.evrim durur, gelişme durur, haz için alınan yol yoksa yol biter. La fine 😕

    • Aslında yorumlar ne kadar da cinsiyetimize bağlı olduğumuzu ve genel geçer yargılara hepimizin sahip olduğunu gösteriyor. Lakin bu yazı erkek kadın hakkında değil.. Ya da siyahla beyazın yok olması.. Hani derler ya biz artık geliştik tek eşliyiz.. Bir bakarsın ensest dahil her şeyi yaşamış.. Çok eşliler sapık olur.. Dürüstler fahişe.. Bence yazı cinsiyetsiz olmaya yoğunlaşıyor.. Birde o gözle bakabilirsin.. Çünkü siyahla beyaz cinsiyete ilgili değil.. 🙂

  6. Ursula Le Guin’den Karanlığın Sol Eli ve Aldous Huxley’den Cesur Yeni Dünya’yı düşündüm. Biri distopya, biri ütopya ve biri 90, diğeri 50 senelik. Oralardan bakınca 2019 bir 2193 olabilirmiş, ama değil. Henüz.🙂

    • 1980 lerden 2019 lara benim baktığım ekrandan durum bu şekilde evriliyor. Aslında bir kurgunun peşinde değilim. Lakin tespitin baya yerinde ve yorum yapman çok mutlu etti. Sıkı takipçinim, biliyorsun. Cinsiyetsiz çizgisinde bende biraz distopik ilerlemiş olabilirim. 🙂

Bir Cevap Yazın