Noktalamak

-Noktalamak-

Hüzünlü atmosfer, gri gökyüzü, beton yığınlarının altına hapsedilmiş toprak, toprağa tutunan birkaç ağaç ve bir sürü telaşlı insan..

Yalnızım! Tek başıma, telaşsız, umursamaz ve amaçsız..

Kuşlar kaçıyordu. Uçan yaratıklara özgür dersiniz bir de, kaçıyorlardı işte! Yaşlı bir adam kuşları orada tutmaya çalışıyordu. Ben bütün bunları izlesem de olayların benimle hiç bir ilgisi olmadığını biliyordum. Sanırım bu sebepten olsa gerek, hep bir parça ilgilenmeye çalışırdım. Yani benimle bir ilgisi olsun diye!

Yaşlı adam beni kovdu, o daha ilgiliymiş!

-Noktalamak-

Kamerayı kendime çevirdim. Bir süredir böyle yaşıyorum ve size bir sır vermek istiyorum. Bu yazıyı lütfen gülerek okuyun!

Önceki gece ufacık tefecikti – Gözlerim kızarmıştı – Müzik dinliyordum – Üzgün suratımla, duvara bakıyordum – Sadece gölgem vardı – Suratım yoktu – 40 yaşına girmek için şekil değiştiriyordum – Doğmuyordum da doyuyordum sanki! Peçetenin, bir çetenin, bir trenin, gözlerinin ve bedeninin üstünden geçiyorduk. Yaşlı adam geldi aklıma, kaçmayayım diye beni yemleyip duruyordu. Kanatlarım olsa bir dakika durmazdım ama karnımı doyurup biraz soluklandım.

Neyse, şifa olsun!

-Noktalamak-

Aslan yavrusuna et getirmez! Biliyor musunuz? Kurt’ta az ibne değildir! Ama ben, müziğin sesini açabiliyorum. Dinlemek isterseniz eğer, bunu sizin içinde yapmak isterim!

Ölünce ne olacağını bilseniz, kaçınız hayatta kalırdı acaba?

Önce toprak olacakmışız ama kimsenin hoşuna gitmiyor. Çoğu toprak sahibi ha, yanlış anlamayın! Ölünce Mars’a gidenler, Ay’a gidenler, onların ayak izlerini takip edenler, o toprağa ayak basanlar. Ölüme gittiklerini bilseler, hayatta kalırmıydı sizce?

Evet!
Hayatta kalmak, ölüme yapılan çok kısa bir yolculuktur!
Yaşadıklarımız bizi sürekli diri tutar!

İşte bu yüzden!
Aslan yavrusuna et getirmez, ona çiğnemeyi öğretir, onun ölmesini asla istemez, anlıyor musunuz?

Bu yüzden!
Kurt yavrusunu ısırır, ona hayatta kalmayı öğretmek için, çünkü yaşamak böyledir yavrum!

-Noktalamak-

Öleceğinizi bilseniz hayatta kalır mıydınız?

Evet!
Yaşamak, ölmekten farklıdır!


Bilinen ve bilinmeyen gibi farklı, belki de ölüm öğrendiğiniz anlamına geliyordur, lütfen korkmayın! Sınırsız olmak ve bütün bu değişimi kabullenmek isteyin. Biraz da öleceğinizi hatırlayarak yaşayın.
Tilki ne kadar zeki olursa olsun, aslana yem olacak, karıncaların bundan haberi bile olmayacak, demek istiyorum!

Hepimiz sonuna kadar yaşayacağız ve size gerçekten bir sır vermek istiyorum.. Bu yazıyı gülerek okuyun!

Ben, bir süredir uzaklardayım, her şeyden uzak, sessiz, sakin ve huzurlu bir yerde. İstanbul gibi bir şehirden sonra, burada olmak bazı şeyleri açıklığa kavuşturmamı sağladı. Size vereceğim sır aslında kocaman bir kitapla açıklanabilir. Lakin, buna biraz daha zaman var! Şimdilik size küçük bir paragraf iletmek istiyorum!


“Beyninizin içinde her şeyi kaydeden bir yer var ve şu an’a kadar kaydettiğiniz bu şeyleri yaşadınız! Lütfen o kayıtları silin! Akıllı olmayı bırakın, mantıklı olacak yaşam formları değiliz! Sevmekle beğenmek aynı şey değil! Hayat zıtlıklardan ibaret ve en kıymetli hazineniz o biricik egonuz, vesselam!”

Mutlu Ereriş
Ruhsal Gelişim

blank
Mutlu Ererişhttps://www.whereishuman.com/
Tüm amacım ruhumu gezdirmek ve hayalimin peşinden gidiyorum! Mutlu ben hepiniz hoşgeldiniz!
Önceki İçerikDeniz Kestanesi
Sonraki İçerikSaksı

Similar Articles

Comments

  1. Gittiğim yerin nasıl güzel olduğunu bilsem, kendime bu hayatı yaşamak ister miydim?diye sormuşluğum vardır. 😁 İnsanım gel- git’ lerim de var. Silgimi buldum yavaş, yavaş siliyorum.💙💎💙

  2. yaşayan ölüleri sordum
”yaşayan ölüler sizlere
ölü olan yaşayan bizler;
-yaşayamadıklarınıza
ölümden sonra
yaşayacağınıza inanmanıza
çok gülüyoruz-” dediler…
    Özlemişiz, kalemine sağlık…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Advertismentspot_img

Instagram

Most Popular