Ağacın dibi, geldi artık.
Yaprakları sarardı.
Sizi nimetten sayalım mı dersiniz?
Dal parçaları!

Filizleri sürgün edilmiş yapraklar kadar,
yaşıyor musunuz?

Bazı meyveler hiç çürümüyor, biliyor musunuz?
Zaten, soğukta hiç bir şey çürümüyor.
Dakikalar hiç geçmese de
bu saatlerce zaman alıyor!

Kısa şeritler halinde üzülüyoruz.
Uzun şeritler halinde geçiyor.
Hayat, hep film şeridi gibi!

Hayatı boyunca başkaları için yaşayan
var mı aranızda?

Bugün, kendiniz için yaşıyor musunuz?
Peki bu arkadaşlar, benim içinde yaşar mı?
İnanın daha faydalısınız böyle!
Herkese faydalı olamazsınız!
Gelin, bana faydalı olun!

Kanaryalar ötüyor diye,
kuşları neşeli sanmayın!

Neşeli kuşlar ötmez!
Sıkılmışlardır sadece!

Onlar yanınızda değiller ama yakındalar.
Onlar içinizde değiller ama dışardalar.
Onlar sizinle değil kardeşim, bizimle onlar.

Güzel günler dizimin dibinde!
Sabırlı olursam, birisi içimdeki ateşi yakacak!
Artık, borum ötmeye başlayacak..
Kül olacaksınız!
Dal parçaları!

Onu hayatının merkezine koyanlar.
Her dediğini harfiyen yapanlar.
Hiçbir şeyde eksiklik bırakmayanlar.
Siz, onsuz yaşayamayanlar!
Sadece bunu anlatmak mı istiyorsunuz?
Neredesiniz, abi siz?
Ben neden sizlerle hiç karşılaşmıyorum?
Neden tanışamadık sizlerle?
Lideriniz olabilirim!
Sizleri yönetebilirim!
Beni sonsuza kadar takip edebilirsiniz!
Ben ne dersem onu yapabilirsiniz!
Çok mutlu oluruz, inanın bana.
Kendim olabilmek için
sizlere ihtiyacım var!

Sizler benim her dediğimi
yapmak mı istiyorsunuz?

Yoksa sevilmek mi?
Sizin dediklerinizi mi yapayım?
Yoksa seveyim mi?
Ağzınızdan çıkanı kulaklarınız duyuyor mu?
Hadi söyleyin bana!
Bir şey öğreneceksiniz..

“Geçmişte olmuş ama etkileri bugün de
devam eden şey’e present perfect tense denir!”


Biz zamanı geniş olanlar,
bu yüzden şimdiki zaman da yaşıyoruz!

Size alternatif bir gelecek sunmak istiyorum!
Size gösterebilirim!

-Ağacın Dibi-

Uçurumun dibine vardınız artık.
Yaşamınız karardı.
Sizi nimetten sayalım mı dersiniz?
Dal parçaları!
Yeşil ormanın kucağında yaşayacak mısınız?

Çukurlar, delikler, oluklar.
İçinizi dolduruyorlar.
Onları tıkayacak mısınız?

Yağmur, damla damla yağmaz, çiseler!
Ateş, kıvılcımla büyümez, harlar!
Düşünceleriniz, aşkı desteklemez, susar!

Sizin kalbiniz, beyninizden büyük mü?
Açın o zaman ağzınızı!
Duygularınızdan bahsedelim.
Aklınızdan çıkanı, kalbiniz duysun istiyorum.

Çamurlar, pislikler, lekeler.
Her yere bulaşıyorlar.
Suya sabuna dokunacak mısınız?

Bademciklerimin kızgın tarafı kadar,
boğmadım hiç kimseyi.

Hep akciğerlerim kadar nefes aldım!
Nietzche, bana hiç dediğinde,
çok küçüktüm.

Spinoza, bebekliğimdi!
Sokrates, oraları çoktan geçmişti!

Adamların bir ömür düşündüğünü,
üç fırtta içine çeken aşıklara sesleniyorum.
Duyuyor musunuz? Dal parçaları!
Size liderlik edebilirim.
İsteklerimi eksiksiz yerine getirebilirsiniz.
Söyleyin ama sizi seveyim mi?
Yoksa ömrünüzün kalanını
hatırlamak istemiyor musunuz?

Sorun değil;

Hayatını başkaları için yaşayan varsa aranızda?
Artık, benim için yaşayabilir!
Bana faydalı olun istiyorum!

Kanaryalar susmuyor diye,
kafeste yaşıyorlar sanmayın!

Bazı kuşlar, hiç susmaz!
Onları salın yeter!

“Ben, yeni yıla tek başıma gireceğim ve hepiniz davetlisiniz! Yalnız gelecekseniz tabi…”

Küçük ama önemli not: Sevgili ve çok değerli okur! Yazılarımı beğeniyor ve takip ediyorsan. Senden bir ricam var! Lütfen okumalardan hemen sonra en az bir kez reklamlara dokun. Toplanan gelir hayvan dostlarıma gidecek. Çok teşekkürler.

Mutlu Ereriş
Şiir

3000+ ABONE ARASINA KATIL

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacak.

14 COMMENTS

Bir Cevap Yazın